FETÖcü Ünlü Kaymakamla İlgili Flaş Detaylar

FETÖcü Ünlü Kaymakamla İlgili Flaş Detaylar

Arıcı Çocukların Borazan Ve Tenekeli Kuş Nöbeti

Arıcı Çocukların Borazan Ve Tenekeli Kuş Nöbeti

Kızılay Başkanı Kınıktan Arakan Çağrısı

Kızılay Başkanı Kınıktan Arakan Çağrısı

Yol Kenarında Ağaca Asılı Gelinlik Şaşırttı

Yol Kenarında Ağaca Asılı Gelinlik Şaşırttı

Emniyetten Çok Önemli Pasaport Uyarısı

Emniyetten Çok Önemli Pasaport Uyarısı

Hasan Cemal Kandile Neden Gitti
Hasan Cemal Kandile Neden Gitti

3. kez Kandil’e gitmiş olan Hasan Cemal, Karayılan’la Öcalan’ın mektubunu ve çözüm sürecini konuştu.imralı’ya gitmiş olan 2. BDP heyeti ile Öcalan’ın görüşmelerini içeren tutanaklar basına sızmış, Milliyet gazetesi de Namık Durukan imzası ile bu tutanakları yayımlayarak büyük tepki çekmişti. Başbakan Erdoğan’ın da “Batsın böyle gazetecilik” eleştirisi Milliyet’te kriz çıkarmış Hasan Cemal o dönemde yazdığı 2 […]

Hasan-Cemal-Kandile-Neden-Gitti3. kez Kandil’e gitmiş olan Hasan Cemal, Karayılan’la Öcalan’ın mektubunu ve çözüm sürecini konuştu.
imralı’ya gitmiş olan 2. BDP heyeti ile Öcalan’ın görüşmelerini içeren tutanaklar basına sızmış, Milliyet gazetesi de Namık Durukan imzası ile bu tutanakları yayımlayarak büyük tepki çekmişti. Başbakan Erdoğan’ın da “Batsın böyle gazetecilik” eleştirisi Milliyet’te kriz çıkarmış Hasan Cemal o dönemde yazdığı 2 yazı ile tepki çekmişti.Hasan [r] Cemal, Milliyet’le yollarının ayrılmasının arkasından kendini yollara vurdu ve 3. kez Kandil’e gitti. Öcalan’ın “Silahlar sussun, fikirler konuşsun” mesajının arkasından örgütün nabzını yoklamak için Kandil’e gitmiş olan Cemal, Murat Karayılan’la sürece dair 5,5 saat süren bir röportaj gerçekleştirdi.

işte, T24.com.tr’de yayımlanan o 5,5 saatlik röportajdan “ateşkes” de ilan eden Karayılan’ın, sürece dair izahatlarından kesitler:Murat Karayılan uzun söyleşinin daha başında şunları belirt ti:“Apo’nun söyled iği gibi, gerçekten tarihi bir dönüm noktasındayız.”

“Başarı için elbette umutluyuz.”

“Hani Başbakan Erdoğan hep ‘Büyük risk aldık’ diyor ya… Bizim için de bu tarihi barış sürecinin önemli riskleri var.”

“Barış için daha oldukça çok çalışmamız lazım.”

“Barıştan herkes kazanır.”

Murat Karayılan’a görüşmemizin en başında beş kısa olan soru sordum ve kendisinden beş kısa olan yanıt aldım.

Birincisi:

Apo, “bundan sonra silahlar sussun, fikirler konuşsun” diye konuş-tu. Siz de böyle mi düşünüyorsunuz?

Karayılan’ın yanıtı:

“Doğrudur, bize göre de silahın zamanı geçmiştir.”

ikincisi:

Apo, “Yeni dönemde bundan sonra silah değil, politika ön planda yer alıyor; silahlı mücadeleden demokratik mücadeleye geçiliyor” diye konuş-tu. Siz de böyle mi düşünüyorsunuz?

Karayılan’ın yanıtı:

“Evet, böyle düşünüyorum. Ama bunun için de aşamalar var katedilmesi gereken, süreçler var geçilmesi gereken…”

Üçüncüsü:

Apo, “bundan sonra silahlı unsurlarımızın Türkiye sınırlarının dışına çıkma zamanıdır” diye konuş-tu. Siz de böyle mi dşünüyorsunuz?

Karayılan’ın yanıtı:

“Evet, buna biz de katılıyoruz. Anca k bu sürecin pratikleşmesi, yani uygulanması için hükümetin ve Meclis’in yapması gerekenler vardır.”

Dördüncüsü:

Apo, “bağımsız Kürdistan” da demedi, “federasyon” ya da”özerklik” de demedi. Bu meselede kendisiyle aynı görüşte misiniz?

Karayılan’ın yanıtı:

“Apo’nun mektubundaki çerçeveyi bütünüyle doğru buluyor ve katılıyoruz.”

Beşincisi:

Kısacası Apo diye konuş-tu ki “Silahın kullanım süresi doldu; bundan sonra ne yapacaksak, barışçıl politikale yapacağız.” Siz de böyle mi düşünüyorsunuz?

Karayılan’ın yanıtı:

“Türkiye Cumhuriyeti devletinin de pozitif yaklaşması halinda, (Burada Karayılan sanıyorum Ankara’nın ‘ev ödevleri’ni dolaylı bir dille belirtiyor) biz de Türkiye’de sıkıntıla-rın çözümünde silahı devre dışı kılabiliriz.”

Murat Karayılan’a, bu kısa olan kısa olanlardan sonra, Öcalan’ın silahlara veda edilmesine dair yaptığı tarihi çağrısında, sınır dışına çekilme ya da silah bırakma gibi hayati meselelerde herhangi bir takvim öngörmediğini, tarihlere bağlanmış bir yol haritası çizmediğini söyled im ve bunun ne demek olduğunu sordum.

Karayılan özetle diye konuş-tu ki:

“Bu takvim konusu biraz teknik kısma giriyor. Apo çağrısında, hareketimizin yeni bakış açısını ortaya koymuştur. Tarihi, felsefi, ideolojik bağlamın çerçevesini çizmiştir. Apo, bu çağrısında, önümüzdeki sürece taktik değil stratejik açıdan yaklaşmıştır. Tarih, takvim gibi teknik boyutlara girmemiştir bu nedenle…”

ATEޞKES VE KOޞULLARI

Kandil’deki söyleşimizin yapıldığı vakitler de ilan edilen ateşkes konusunda da şunları belirt ti Karayılan:

“Siz kaç yıldır söylüyorsunuz, parmakların tetikten çekilmesi diye… bundan sonra 23 Mart, yani bugün itibariyle parmaklar tetikten çekiliyor. Bugünden itibaren silah kullanılmayacak. HPG’nin silahlı aktiviteleri durdurulacaktır. faka t imha amaçlı saldırılar karşısında, meşru müdafaa çerçevesinde kendini savunma hakkı vardır, misilleme hakkı saklıdır.”

Ve arkasından ekliyor:

“Ateşkes karşılıklı olmazsa, hayata geçmez.”

Devam ediyor:

“Ama ben umuyorum ki, ateşkes karşılıklı olacak. Bu gerçeği herkes biliyor, görüyor.”

Nazik konu; çekilme ve koşulları…

Murat Karayılan’la 5,5 saatlik görüşmemizin belki de en can alıcı konusunu, PKK’nın sınır dışına çekilmesi oluşturdu.

Bu meseleye girerken ev-vel şöyle diye konuş-tu:

“Apo mektubunda diyor ki, bundan sonra tek bir insanın dahi ölmesine yol açmadan barış sürecini geliştirmek istiyoruz. Biz de buna dikkat edeceğiz.”

Siyasal iktidarın sınır dışına çekilme konusunu öteden beri ısrar ile gündemde tuttuğunu belirtirken, bu açıdan ‘Oslo süreci’nin bir başlangıç tarihi şeklinde akılda tutulabileceğini belirt ti.

Oslo’nun 2008 sene-si Eylül ayında heyetler arasında başladığına, bundan önceki iki se-ne içerisinde de aracılar ile götürüldüğüne dikkat çeken Karayılan, 14 Temmuz 2011 tarihli Silvan’la da sona eren süreç boyunca Ankara’nın sınır dışına çekilmeyi sürekli gündemde tuttuğunun altını çizdi.

GERi ÇEKiLME NE ZAMAN?

Karayılan’a şu soruyu yönelttim:

“Silahlı unsurların çekilmesi ne zaman başlar, en geç hangi tarihte tamamlanır?”

Karayılan, bir kez daha bu konunun ne kadar ehemmiyetli ölduğunu vurguladıktan sonra özetle diye konuş-tu ki:

“Bu meseleyi ele alırken, geçmiş tecrübelerden ders almak zorundayız. Tam sekiz kez ateşkes ilan ettik. Ve 1999’daki geri çekilmeyi yaşadık… Bunlar oldukça çok acı tecrübelerdi. O yüzden geri çekilme konusunu olgunlaştırmak gerekli. Bunun en başında da yasal zemini oluşturmak lazım. Ta Karadeniz’den, Erzurum’dan, Dersim’den insanlar, silahlı unsurlar çekilecek. Kolay değil. Hükümetin ve Meclis’in kararı lazım. Böyle bir karar güvencedir, güçlerimizin selamet içerisinde can kaybına uğramadan çekilmeleri için bir güvence. “

“HÜKÜMET TARAFI ADIM ATSIN”

Karayılan, geri çekilme konusunda mutlaka hayati gördüğü bu meseleye bir kez daha şöyle değindi:

“Daha ev-vel belirt tiğimiz şeyleri, yani koşulları biz bir yana bırakttık. Hiç olmazsa TBMM kararı alınsın… Sürece yönelik şeklinde önyargılı yaklaşımlar var hâlâ. Bizde de vardı önyargılar… Ama aramızda tartıştık ve yol aldık bu konuda. Sürecin köklü çözüm için ön yargılardan kurtulmak gerekli. Lütfen hükümet tarafı adım atsın. Bizim şimdi sınır dışına çekilme için rica ettiğimiz yasal bir çerçevedir. 1. nokta budur. “

“ÇEKiLME son baharA SARKAR”

Geri çekilme ile alaka-lı şeklinde Karayılan ikinci noktayı şöyle açtı:

“Bu sürecin mimarı Apo’dur. Çekilme sürecinin sağlıklı yürümesi için Apo’nun sürece bir biçimde doğrudan müdahil olması gerekir. Bu meselede açıklamasını yaptı, ama bu geniş bir çerçeveyi öngörüyor. ޞimdi geri çekilme konusunda tüm güçlerin ikna edilmesi başlı başına bir sorundur. Bu açıdan mesala imralı – Kandil hattının daha açık, daha çabuk çalışması büyük ehemmiyet taşır. ayrıca çekilme sürecini takip edecek ve çıkabilecek sorunları çözecek 30 kişilik bir akil adamlar heyeti kurulabilir.”

“Çekilme ne zaman biter” sorusunu ise şöyle yanıtladı Karayılan:

“Ne kadar hızlı davransak da bize göre geri çekilme son bahara kadar sarkar. Çekilme konusunda ev-vel ikna gerekir. Örgütsel hazırlık gerekir. Sonra kademe kademe demin diye konuş-tuğim ikna süreci devreye sokulur.”

“BAYIK, KALKAN, KARASU VE FEHMAN HÜSEYiN’LE GÖRÜŞž BiRLiĞi içerisindeYiZ”

Murat Karayılan sınır dışına çekilme konusundaki birtakım tereddütlerini şöyle devam etti:

“Biz yönetim ekibi şeklinde örneğin Cemil Bayık, Duran Kalkan, Mustafa Karasu, Fehman Hüseyin gibi arkadaşların tama mı görüş birliği içerisindeyiz. Ve ben burada sizinle Karayılan şeklinde değil, hepsini n adına konuşuyorum. Biz bir ve biriz! Ve hepimiz Apo’nun Nevruz çağrısındaki esasları kabul ediyoruz.”

ERDOĞAN’A GÜVENMEK..

Murat Karayılan’a “Erdoğan’a güvenmek” konusunu da sordum, şöyle diye konuş-tu:

“Bence politika güven ve güvensizlik üzerinden yapılmıyor. Son bir aydan beri ‘Baldıran zehri olsa da içerim. Sonuna kadar kararlıyım, bütü n provokasyonlara karşı dimdik yürüyorum’ tavrı cesur tavırdır. faka t Erdoğan’ın bir çözüm tasarımı gerçekten var mı? Varsa nasıl bir çözüm tasarımı? Daha bilmiyoruz bunları. sadece şu var, önderliğimizle imralı’da görüşen devlet heyetinin yaptığı görüşmeler, tartışmalar var. Ama eksik olan hükümet tarafından bir çözüm tasarımınin ortaya konmuş olmaması… Aşırı kendini esas alan kibirli bir tavır söz konusu. Oysa hükümetin bu sürece CHP’yi de dahil etmesidir doğru olan. Çatışmanın durması, ölümlerin olmaması, bu ülkeye hem huzur getirir, hem özgüven aşılar, hem de Türkiye her açıdan daha ileri gider. Herkes bundan kazançlı çıkar.”

 

VN:F [1.9.22_1171]
Rating: 0.0/10 (0 votes cast)
VN:F [1.9.22_1171]
Rating: 0 (from 0 votes)

  • Yorumla
Üye Girişi
  • Kullanıcı Adınız
  • Şifreniz