Uygun Kredi Bak

Uygun Kredi Bak

FETÖcü Ünlü Kaymakamla İlgili Flaş Detaylar

FETÖcü Ünlü Kaymakamla İlgili Flaş Detaylar

Arıcı Çocukların Borazan Ve Tenekeli Kuş Nöbeti

Arıcı Çocukların Borazan Ve Tenekeli Kuş Nöbeti

Kızılay Başkanı Kınıktan Arakan Çağrısı

Kızılay Başkanı Kınıktan Arakan Çağrısı

Yol Kenarında Ağaca Asılı Gelinlik Şaşırttı

Yol Kenarında Ağaca Asılı Gelinlik Şaşırttı

Halıcılıktan Ödüllü Savaş Fotoğrafçılığına
  • Ana Sayfa » Haber
  • 17 Ağustos 2013 - 08:25:34
Halıcılıktan Ödüllü Savaş Fotoğrafçılığına

“italyan fotoğrafçı Alessio Romenzi kendini bir ‘savaş fotoğrafçısı’ şeklinde tanımlamasa savaştan çektiği kareler ile ödül almış bir fotomuhabir.GAZETECiLER.COM * Dünya Basın Fotoğrafları yarışmasında 1.liği elde eden ve Suriye’de çektiği kareler ile ünlenen Alessio Romenzi bu hafta Türkiye’deydi. Romenzi ile buluşup fotoğrafçılığı ve Suriye’nin halinu konuşan Akşam muhabiri Kaan Kavuşan, fotoğrafçının bilinmeyenlerini de gözler önüne serdi. […]

Haliciliktan-Odullu-Savas-Fotografciligina“italyan fotoğrafçı Alessio Romenzi kendini bir ‘savaş fotoğrafçısı’ şeklinde tanımlamasa savaştan çektiği kareler ile ödül almış bir fotomuhabir.
GAZETECiLER.COM * Dünya Basın Fotoğrafları yarışmasında 1.liği elde eden ve Suriye’de çektiği kareler ile ünlenen Alessio Romenzi bu hafta Türkiye’deydi. Romenzi ile buluşup fotoğrafçılığı ve Suriye’nin halinu konuşan Akşam muhabiri Kaan Kavuşan, fotoğrafçının bilinmeyenlerini de gözler önüne serdi. işte o röportajdan sarsıcı bölümler:”italyan fotoğrafçı Alessio Romenzi [r] her ne kadar kendini bir ‘savaş fotoğrafçısı’ şeklinde tanımlamasa da ‘Suriye iç Savaşı’nda çektiği fotoğraflar ile bir sanatçı. pek çok organizasyonla çalışan ve işleri pek çok gazetede basılan Romenzi, en prestijli ödüllerden biri olan Dünya Basın Fotoğrafları yarışmasında Haber Hikâyesi bölümünde 1. oldu. Romenzi, Forum istanbul’daki sergi için bu hafta Türkiye’deydi. Biz de fotoğrafçı ile buluşma fırsatını elde ettik…– Fotoğrafçılığa başlama hikâyeniz nedir?

2009’ta başladım. Yılın sonlarıydı. italya’dan Kudüs’e taşındım. Daha ev-vel gazeteci değildim hatta fotoğrafçı dahi değildim. Bambaşka bir yaşamım vardı.– Marangozluk yapmışsınız…

Evet, oldukça çok iş yaptım. Marangozluk da onlardan biriydi.– Başka neler yaptınız iş olarak?

pek çok fabrikada çalıştım. Kasabamda kocaman bir çelik fabrikası vardı, orada çalıştım. Endüstriyel işleme tesislerinde çalıştım. Zor bir işti. Kocaman depolar, deniz seviyesinin altı, 30 derece… Halıcılık ve taksi şoförlüğü yaptım. Hayat bu, para kazanmak zorundaydım. Sonra fotoğrafçılık okulundan mezun oldum. Kudüs’e gittim. iki se-ne boyunca Birleşmiş Milletler organizasyonları ve sivil toplum örgütleri için çalıştım. Daha sonra Mısır devrimi esnasında oraya varım ve gider gitmez Libya başladı, oraya da gittim. Sonra da “Suriye’ye gideyim” diye konuş-tum…

– Fotoğrafçı olmaya karar verdiğiniz anı anlatır mısınız?

Fotoğrafçılık da bir iş, ben böyle görüyorum. Kendinizi birden fotoğrafçı şeklinde bulamazsınız. Hep tutkumdu fotoğraf. Yapmaya başlamadan sene-ler önce, profesyonel şeklinde yapmak istemiştim aslında. Ama çalıştığım iş, üç vardiyaydı. rica ettiğim şeyleri çekme zamanım olmuyordu. Doğru koşullar oluşmuyordu. işten ayrılınca bol zamanım oldu. Hep röportaj, portre ve sosyal meseleler hakkında çekim yapmak istiyordum. Kudüs’te yaşayan arkadaşım da “Gel burada dene” diye konuş-tuğinde gittim. “Ya şimdi ya hiç” diye konuş-tum kendime.SAVAޞ FOTOĞRAFÇISIYIM DiYEMEM– Kendinizi savaş fotoğrafçısı şeklinde niteliyor musunuz?

Hayır, savaş fotoğrafları ile önplanaçıktım ama öyle diyemem. Spor, portreler, manzaralar çekiyorum. – En oldukça çok hangisini seviyorsunuz?

Spor olmadığı kesin. Sosyal meseleler ile ilgiliyim. Kriz bölgelerinde olmayı daha oldukça çok seviyorum. Bir şekilde, -nedenini sormayın, bilmiyorum- bu tarz şeyler ilgimi daha oldukça çok çekiyor. Bir insanoğlu şeklinde baskı altında içine girdiğimiz durumlar daha gerçektir. insanın hayvani tarafı ortaya çıkar. yaşamınız tehlike altındaysa, oraday iseniz gerçek fotoğraflar elde edersiniz.

– Suriye’nin hali nedir size göre?

son şeklinde orada olduğumda, nisan ayı gibiydi. Üzücü bir durum… Ne olduğunu kestirmek günden güne daha da zorlaşıyordu. Öyle zOrdu ili ki, ne olacağı hakkında hiçbir şey düşünmeden gittim. Ülke kendi kendini yok ediyordu. Bir nede n olsa anlarım ama orada hiçbir nede n yoktu. Tarihsel, jeopolitik olay iler vardır ama insan insanı öldürmez.ÇÖZEMEYiZ AMA AKTARIRIZ– Suriye’de oldukça çok şey gördünüz. Duygusallaştığınız anlar da olmuştur. Eve geldiğinizde neler yapıyorsunuz psikolojinizi rahatlamak için?

Rahatlamakla kurtulamıyorum. 1.si, risk oldukça çok yüksek… Herkes yaşamını tehlikeye atıyor. Cesetler görünce başka bir şey düşünemez oluyorsun… O durumda dahi çekim yapmak zorundayım. Ben ve meslektaşlarımızın fotoğrafları hali çözmeyecek ama en azından dikkat çekecek. Gelecek için anılar oluşturacak. Bunun bilincinde olmak ağır yük.– Suriye’deki en tehlikeli hatıranız nedir?

Bir keresinde, Lübnan’dan ޞam’a gitmeye çalışıyordum. Sınırı geçerken, ben ve yanımdaki bir asi yürüyoruz. Dağlarda bir yabancı şeklinde tek başına gezemezsiniz, bana rehberlik ediyordu. Suriye Ordusu da devriye atıyor. Saat 2 gibiydi. Bir çukura saklandık. oldukça çok derinden yapılmışn değildi. Sırt çantam çukurun deliğine pek sığmıyordu. Askerler fenerler ile ışık tutuyordu. Çantamın gölgesini arkamdaki kayalıklarda görebiliyordum. 15 m yakınımızdaydılar. Köpekler havlıyordu. Hâlâ o köpekler sebe p bizi bulamadı anlamıyorum. Yanımdaki asi elini silahına götürdü ama Allah’tan ateş açmadı. Bir müddet sonra askerler gittiler. Asi ateş açar diye oldukça çok korkmuştum.ANTAKYA’DA EViM VAR – Türkiye’de ilk defa mı bulunuyorsunuz?

Hayır, Antakya’da evim dahi vardı. Suriye’ye yakın olmak maksadı ile daha güvenli bir yerde ev tutmuştum.– Telefonla fotoğraf hakkında ne düşünüyorsunuz?

ilginç, çünkü birtakım savaş fotoğrafçıları iPhone kullanmaya başladılar. neti-ce iyi olduktan sonra rica ettiğiniz makineyi kullanın.– Siz kullanıyor musunuz?

Evet ama arkadaşlarımı, ailemi çekmek için sadece… TÜRKiYE VARDI, SAVAޞ YOKTU– Ödüllü fotoğrafınızdan sınırdakinin hikâyesini anlatabilir misiniz?

oldukça çok ehemmiyetli bir fotoğraf. Doğru seçimi yaptınız. Bu fotoğraf, Suriye ve Türkiye arasındaki bir sınır geçişinin fotoğrafı. Dikenli teller önlerinde… iki adam, yeni doğmuş bir bebek ve annesi var. Anne bebeği elinde tutuyor. Bu insanlar mülteci olacaklar. Suriye’den savaş nedeni ile kaçıyorlar. Muhalifler mi, iktidar yanlısı mı bilmiyorum. ehemmiyetli de değil. Gün doğarken saat 5-6 civarında onları takip ettim. Reyhanlı’nın hizasında, Suriye tarafında kalan bir yerdi. Aile her şeyi göze almış, yasal olmayan yollar ile Suriye’den kaçıyordu. Tarlaların içerisinden birlik-te yürüyerek Türkiye sınırına geçişlerini izledim. Yarım saat sürdü. Sonunda onlar başarınca ben de başarmış gibi hissettim. Önlerinde Türkiye vardı. Sınırdayken iki deği-şik yaşam vardı onlar için. Savaşı bırakıp barışa gidiyorlardı.

VN:F [1.9.22_1171]
Rating: 0.0/10 (0 votes cast)
VN:F [1.9.22_1171]
Rating: 0 (from 0 votes)
  • Yorumla
Üye Girişi
  • Kullanıcı Adınız
  • Şifreniz