Yazarlar Bugün Gündemi Böyle Değerlendirdi

14 Ağu 2013 Çar 7:38
Bu haber 10.496 kez okundu
ArtıYazı BüyüklüğüEksi

Yazarlar Bugun Gundemi Boyle Degerlendirdi Yazarlar Bugün Gündemi Böyle Değerlendirdi12 gazeteden 19 köşe yazarı gündemi yorumladı. Bakın yazarlar gündemdeki meseleler hakkında ne yazdı?
Hürriyet‘ten Mehmet Y. Yılmaz; Milliyet‘ten Sami Kohen, Serpil Çevikcan, Melih Aşık; Radikal‘den Cüneyt Özdemir, Ezgi Başaran; Akşam‘dan Kurtuluş Tayiz; Taraf‘tanLale Kemal; Yeni ޞafak‘tan Abdülkadir Selvi, Murat Aksoy; Zaman‘dan Mustafa Ünal,Mehmet Kamış; Star‘dan Fehmi Koru; Vatan‘dan Ruhat Mengi, Ruşen Çakır;Habertürk‘ten Umur Talu; Cumhuriyet‘ten Ergin staroğlu, Takvim‘den Ergün


Diler
gündem hakkında yazdı.

işte o yazarların yazılarından sarsıcı bölümler:

Mehmet Y. Yılmaz – Hürriyet

Dışarıda doğru söyler, içeride şaşar

Almanya’da bir Türk, havaalanı polisi tarafından copla dövülerek hastanelik edildi.

Belli ki ırkçılık ile checksüz poli s ekibi gücü bir araya gelmiş.

Umuyorum ki Dışişleri görevlileri Almanya’da işlenen bu suçu takip ederler ve ırkçı poli s ekibi ekipleriin cezalandırılmalarını sağlarlar.

Bu hadi se sonucu Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ bir tweet atmış.

“Almanya Köln Havalimanı’nda vatandaşımıza

uygulanan poli s ekibi etkisini kınıyorum. Alman görevlilerin bu meselede yapacaklarının yakın takipçisiyiz” diyor.

Bir vatandaşımız ağır şekilde yaralanmamış olsa Bozdağ’ın bu sözlerine gülerdim ama mesele şakayı kaldırmayabilir kadar önemli.

Belli ki Bozdağ’da “dahili körlük” var, tedavisi var mıdır meyeceğim.

Ülke dışında cereyan eden poli s ekibi etkisinin farkına varıyor, bunu şiddetle kınıyor ama ülke içerisindeki polis

şiddeti mağdurları ile alaka-lı tek kelime ettiğini duymadık.Yazının tamamını okumak için tıklayınız

Sami Kohen – Milliyet

Ortadoğu politikası sebe p aksadı

Hükümetin başta büyük umutlar ile yürüttüğü bu politikada son zamanlarda karşılaşılan sıkıntı-lar ve başarısızlıklar, bu yeni halin nedenlerinin iyice incelenmesini gerektiriyor.Hemen belirtelim ki, bu olumsuzlukların bütü n kabahatini Türkiye’ye yüklemek haksızlık olur. Tabii ki bölgesel ve küresel konjonktürün de Türkiye’nin karşılaştığı sıkıntılarda payı var.Örneğin Arap Baharı’na kadar Türkiye’nin Suriye ile ilişkileri “stratejik ortaklık” noktasına ulaşmışken, bu ülkedeki ayaklanmadan sonra Esad yönetimi ile bir çatışma aşamasına girilmiştir.Aynı şekilde son zamanda Mısır dahil, ötek i bölge ülkeleri ile de iyi gitmiş olan ilişkiler bozulmuştur.ilk bakışta bu değişiklik, Arap Baharı ile ilintili görülebilir. faka t bunda ehemmiyetli olan, Türk Hükümeti’nin bu yeni gelişmeler karşısında nasıl bir tavır aldığı, tercihlerini ne yönde kullandığıdır.

Yazının tamamını okumak için tıklayınız

Serpil Çevikcan – Milliyet

Tarihi kongre

Sadece Türkiye’de değil, Suriye, iran ve Irak’taki Kürtler için tarihi bir dönemden geçiliyor.Suriye’de Esad’ın boşalttığı kuzeyde 1 yıldır fiili şeklinde yönetimi devralan Kürtler, ateşkes ilan ettiği Özgür Suriye Ordusu’nun El Kaide bağlantılı şenlerinden El Nusra ile uzun süredir çatışmasız bir süreç yaşıyordu.Ancak özel olarak bölgedeki petrol yatakları üzerindeki hâkimiyet çabası, PKK’ya yakınlığı ile bilinen PYD ile El Nusra arasındaki çatışmaları başlattı. Başlangıçta PYD’ye bütünüyle mesafe koyan Türkiye de çatışmaların başladığı günden sonra bölgeye alakasıni arttırdı ve PYD lideri Salih Müslim’le temas kurmaya başladı.iran’da da durum deği-şik değil. iran’daki Kürt yapıları, dikkatle Irak, Türkiye ve Suriye’deki gelişmeleri izliyor. Buralardaki gelişmelere göre, iran’daki Kürt yapılarının özel olarak Suriye’ye “asker” ve “silah” takviyesi yaptığı da biliniyor.Irak’ın kuzeyinde, merkezi hükümetle ilişkileri rayına oturtamayan Bölgesel Yönetim’in lideri Barzani de hem Suriye’de PYD’nin ötek i Kürt gruplarını dışlayarak bir yönetim kurması çabalarına karşı durmaya çalışıyor hem de Suriye’nin kuzeyindeki Kürt yapılarının üzerinde etkisini hissettirmeye çabalıyor.

Yazının tamamını okumak için tıklayınızMelih Aşık – Milliyet

Mutafyan’a suikast!Ergenekon sürecinde kirli propagandanın ahlak düşkünü senarist ve tetikçileri tam kapasite çalıştılar. O günlerdeki gazete haberlerini hatırlayın… Orhan Pamuk’a suikast yapacaklardı… Ahmet Türk’ü öldüreceklerdi… Ermeni Patriği hedeflerindeydi… Alevi Dernekleri Başkanı Ali Balkız vurulacaktı vs.Böylece aydınlar, Ermeniler, Aleviler, Kürtler davaya karşı ndiler.Suikast planları iddianamede ve gazetelerde detaaylı şekilde yer aldı.Ermeni Patriği Meşrob Mutafyan’la alaka-lı “Tedhiş Planı Mutafyan” başlıklı planda, eylemin hangi silahla, nasıl ve kimler tarafından gerçekleştirileceği belirtiliyordu. Eylemin lav silahı ile gerçekleştirileceği, hücre başkanının poli s ekibi memuru Kenan Temur olduğu anlatılıyordu.Lav silahı gece karanlığında karşı binaların damına yerleştirilecek, Mutafyan evinden çıkarken ateşlenecekti.iddianamede bu mesele sayfalarca anlatıldı. Uzun araştırmar yapıldı. Sonra ne mi oldu?Kenan Temur 13 ay hapishanede yattı. Hem kendisi hem annesi sinir hastası oldu. Sonunda Kenan Temur tek gün ceza almadan beraat etti.Diğer suikast planlarında adı geçenler de beraat etti… ihbarlar balon çıktı.Peki bu ihbarları kim yaptı? Bu suikast senaryolarını kimler, nerede yazdı?Bunlar bilinmediği gibi araştırılmıyor da… Belki de bilindiği için araştırılmıyor!Yazının tamamını okumak için tıklayınız

Cüneyt Özdemir – Radikal

Gülen cemaati aslında ne diyor?Öyle ya, bir yanda milyonlarca insanın gönül verdiği bir hizmet hareketi, ötek i yanda milyonlarca insanın oy verdiği bir parti var. Her ikisi de Türkiye’nin ehemmiyetli bir değeri. Sanırım dönüp dolaşıp geldiğimiz yer yine Türkiye’deki demokrasinin işleme biçimine dayanıyor. Zira her iki kesimin itirazlarına da baktığımızda, üstü kapalı olan da olsa birbirlerini demokrasi dışına çıkmakla itham ediyorlar. Bu kriz ilk başladığında yakın çevreme “Bu işin sonu mahkemede bitecek gibi gözüküyor” diyordum. Pek oldukça çok şa-hıs bana inanmıyor, hatta gülüyordu. Oysa bugün geldiğimiz noktada, ortada öylesine önemli iddialar uçuşuyor ki az dahi söylemişim. Zaten cemaatin bu açıklaması da hali ne kadar önemliye aldıklarını bizlere gösteriyor. Oysa eğer biz demokratik sistemimizi bireysel özgürlükler üzerinden bir kurabilsek, inanın bugün konuştuğumuz pek oldukça çok meseleyi konuşmak zorunda da kalmayacağız. Herkes için daha oldukça çok bireysel haklara, özgürlüklere ve sağlam bir hukuka ihtiyacımız var. Demokrasimizdeki pek oldukça çok flu alanın giderilmesi faka t bu tür özgürlüklerin sağlam bir şekilde hayata geçirilmesi ile giderilecektir. Gülen Cemaati ile AKP arasında sessiz sakin giden, böylesi açıklamalar sonrasında somut şeklinde ortaya çıkan bu gerginlik aslında hepimizin ertelediği ‘demokrasi’ tartışmamızın ehemmiyetli bir parçası. O kadar…

Yazının tamamını okumak için tıklayınız Ezgi Başaran – Radikal

Facebook dükkanı Kürt politikaine kapadı

‘Muhalif’ ve ‘devlet nezdinde zararlı’ tanımlarının bu ülkedeki en olağan hedefi nedir? Kürt politikai. He, aynen oradan başladı zaten görevimiz tehlike. Listeliyorum ki vahameti görün: 6 Temmuz’da Altan Tan’ın sayfası kapatıldı. 201 bin takipçisi vardı. Aynı gün azınlık ve Kürt hakları ile alaka-lı seslere, sözlere yer veren Ötekilerin Postası blog’unun sayfası. Takipçi sayısı 138 bindi. 181 bin takipçili BDP’nin sayfası 10 Temmuz’da, 120 takipçili Ahmet Türk’ün sayfası, 49 bin takipçili Hasip Kaplan’ın, 51 bin takipçili A ile Akat’ın sayfaları hemen ertesi günlerde gümledi. arkasından Kurdi Müzik sayfası geldi. 20 Temmuz’da Sırrı Süreyya’nın 387 bin takipçisi olan sayfası, 22 Temmuz’da da Le ile Zana’nın sayfası kapatıldı. Sebep? Facebook ev-vel pornografik içerik var diye üzerine espriler dizebileceğim (ama yapmayacağım) bir gerekçe sunuyordu. Sonra ondan da vazgeçti. bundan sonra ‘Sayfanız kapatıldı’ şeklindeki otomatik mesajı gönderiyor, geçiyor. itiraz mail’lerine yanıt vermiyor. Facebook’un Türkiye ile ilgilenen Dublin’deki birimine yahut ABD’deki merkezinden bir kula ulaşmak da şimdi-lik mümkün olamamış. Ama Kürt politikaçiler ile Facebook arasında bir tatlı sebat sınavı da sürmüyor değil. Mesela BDP ana sayfası kapatılınca yenisini açtı. 15 bin takipçi ediniverdi. Anca k 2 gün önce, hop o sayfa da kapatılmasın mı… Diyarbakır ili Belediye Başkanı Osman Baydemir’in 387 bin takipçili sayfası ile birlikt e. Paket kapatma. Sıfır açıklama. Umarım hali anladınız ve bastırma, susturma, kapatma gibi işlerin Kürtler ile başladığını, sonradan yayıldığını da hatırladınız. Facebook’unuzu ve devletinizi tanıyınız.Yazının tamamını okumak için tıklayınız

Kurtuluş Tayiz – Akşam

Önden siz buyurun Hasan abi

Hasan Cemal, “yüzünü demokrasiye dönerse” Başbakan’ı yenide n destekleyeceğini ilan etti. Hasan Cemal, öncelikle kişileri desteklemeyi bırakıp politikaları, ilkeleri, siyasi programları desteklemeyi seçerse daha iyi olabilir diye düşünüyorum. Zira demokrasiyle arasındaki ilişkiyi, Başbakan’la arasındaki ilişkiye indirgemekle başından beri hata yapıyor. Başbakan’ın üslubu, kişiliği, yaklaşımından daha oldukça çok politika ve icraatları ehemmiyetli olmalıdır. Kimse kimsenin kişiliğini, üslubunu sevmek, beğenmek zorunda da değildir. Misal; Hasan Abi’nin tarzı despotçadır, kendisini ilah-yazar şeklinde görmektedir ve bunun üstenciliğiyle davranmaktadır. Ama bunun beni ya dabaşkalarını ilgilendirdiğini düşünmüyorum. Onun üslubu, kişiliği, tarzı konumuz olamaz; bizi Hasan Abi’nin yazıları ilgilendirmelidir. Bir grup liberalin bence baştan beri en büyük hatası AKP’yle/siyasal iktidar ile ilişkilerini, Başbakan’la aralarındaki kişisel ilişkiye indirgemiş olmalarıdır. Bu durum, onların Başbakan’la kişilik yarıştırmasına sebe p oldu. Hasan Cemal’in “… Başbakan’ı desteklerim” sözlerinde ifadesini bulan tarz, politikacılar arasındaki bir diyaloğa benziyor. iktidar ile alaka-lı tavır ve tutumunu, kendisini toplumun büyük desteğini ve onayını alarak seçilmiş bir liderle kıyaslayarak belirliyor.

Yazının tamamını okumak için tıklayınızCengiz Çandar – Radikal

iktidar, şizofreni, demokratikleşme…

iktidar odağında da bir ‘kampanya’ algısı var. Buna göre, “Gezi olay ilerı ile birlik-te ivme kazandırılarak sürdürülen medya kampanyası, ülke içerisinde ve dışında deği-şik frekanslarda devam ettiriliyor. Genel manada AKP’yi, özelde ise Başbakan Erdoğan’ı hedefe koyan bu kampanyanın temel amacı, Başbakan Erdoğan’ın ‘diktatör’ olduğu algısını oluşturmak, kamuoyunu buna inandırmak, toplumsal psikolojiyi biçimlendirmek ve Başbakan Erdoğan üzerinden hükümete ‘anti-demokrat’ yaftası yapıştırmaktır. Otoriterlik suçlamaları arasında her gün, Başbakan Erdoğan’ı hedef alan onlarca yazı yazılıyor… Aslında bu; politikae girmeden, gazete köşeleri üzerinden, gönüllü hizmet sundukları merkezler adına politikae ve hükümete nizam vermektir.”

Kafa yapısı bu; ‘dışarıdaki merkezler’ ve bunlara ‘gönüllü hizmet sunan’ içerideki uzantıları söz konusu. Bunlar da Genellde ‘köşe yazarı’ ve ‘dışarıdaki merkezler’e –nedense- ‘gönüllü hizmet sunarak’ Başbakan’a ‘karakter suikastı’ yapıyorlar.

Bunun karşılığı ise ‘yedirtmeyiz’ olmak zorunda ve iktidar çevreleri, kendiliğinden –olan biteni- ‘iktidar mücadelesi’ optiğinden görme eğilimindeler.

Yazının tamamını okumak için tıklayınız

Lale Kemal – Taraf

Obama Erdoğan’ı gözden çıkarmaz ama…

Türkiye’deki darbe teşebbüsü davalarına dairverilen hükümler, Ankara’daki özel olarak NATO üyesi yabancı diplomatlar arasında da bölünmelere yol açtı. Bu çevrelerde ağır basan görüşün, maalesef davalar ve verilen hükümlerin, hükümetin muhalefeti bastırmasının bir aracı şeklinde görülüyor olması. Hele de Gezi protestolarını hükümetin kötü yönetmiş olması ve gösterilere destek veren şa-hıs ve firmalere yönelik devam eden baskısı, Ergenekon davasında verilen hükümlerin, adeta iktidarın muhalefete sistematik baskısı gibi algılanmasında rol oynadı. Dolayısı ile bu algı, sanki Türkiye’nin 60 sene-si aşan darbe tecrübesi yokmuşçasına mevcut davalara adeta hükümetin bir öç alması şeklinde bakılmasında rol oynadı.Ne var ki, hükümetin sadece Gezi protestolarını kötü yönetmiş olması değil, demokratikleşme adımlarını uzun zaman kesintiye uğratmış olması da hem ülke içerisindeki kimi sözde laik çevrelerin hem de kimi Batılı ülkelerin, mümkünse darbeleri aklama kampanyasına dönüşmesini sağladı denebilir.

Yazının tamamını okumak için tıklayınızAbdülkadir Selvi – Yeni ޞafak

Ergenekon’da fırtına sebe p koptu?

ޞili ölüm döşeğinde Pinochet’i, ispanya ölümünden sonra Franco’yu, Almanya Nörnberg’de Hitler zihniyetini, italya bacağından asmak suretiyle Mussolini’yi, Yunanistan Albaylar cuntasını, Arjantin darbeci generalleri yargılayıp hesap sorarken, kimi idama mahkum edilip, kimi ağır müebbet hapis cezalarına çarptırılırken, biz bunu yapamadık.Tam tersine Ergenekon ve darbe Siyam ikizleri gibi yükselmenin iki aracı oldu.Ergenekon yargılaması, 12 Eylül ve 28 ޞubat davaları ile biz geciktirdiğimiz tarihi hesaplaşmayı yapıyoruz.Geçmişte bu tür yapılanmaların paydaşları ve suç ortakları ise şimdi yeni bir görev üstlenmiş, bu süreci engellemeye çalışıyorlar.Ergenekon sonucu koparılan fırtınaların özü bu.Yazının tamamını okumak için tıklayınız

Murat Aksoy – Yeni ޞafak

iP-CHP ittifakını zorlayanlar CHP’nin ulusalcıları

Halk arasında Kılıçdaroğlu’nun liderliğine yönelik pek oldukça çok eleştiri var. Ama önceki akşam Kılıçdaroğlu, CNN Türk’te katıldığı programda ehemmiyetli bir izah yaptı ve parti içerisindeki duruşundan ödün vermeyeceğini sinyalini ‘Seçimlerde CHP’nin oyunu arttıramazsam bırakırım’ diyerek vermiş oldu.CHP 2009’daki mahal-li seçimlerde yüzde 23,1 oy aldı. Yani, CHP Mart 2014’te bu oyu geçemezse Kılıçdaroğlu görevi bırakacak.Çok kez yazdım bir kere daha yazmakta beis görmüyorum. Kılıçdaroğlu CHP’yi yenileştirme, partiyi sola çekme iddiasından vazgeçmiş değil. Hatta bu meselede özel olarak CHP’nin genç kadrolarında epey mesafe aldığı da söylenebilir. Kılıçdaroğlu’nun bu süreçte önündeki en büyük engeller partinin otoriter Kemalist çizgideki kurumsal kimliği, bu kimlikle büyük ölçüde özdeşleşmiş mevcut Meclis grubu ve parti içerisindeki siyasi yalnızlığı olmuştur.Kılıçdaroğlu’nun CHP’nin tarihine geçmesi için tek yapması gereken biraz daha risk almak.

Yazının tamamını okumak için tıklayınız

Mustafa Ünal – Zaman

iP’in CHP ile ittifak arayışı

2014 seçimlerinde muhalefet partilerinin seçim işbirliği sürpriz olmaz.Tek başlarına AKP ile başa çıkmaları zor çünkü. Türkiye bugüne kadar pek alışık olmadığı ‘blok politikai’ ile cumhurbaşkanlığı seçimlerinde zaten tanışacak. Seçimin ikinci tura kalması halinda daha fazla oy alan iki aday blok şeklinde mücadele edecek. ev-vel mahal-li seçimler… Mahallî idarelerde AKP 1994’ten bu yana iktidarda. Durun hemen itiraz etmeyin, haklısınız AKP 2002’de kuruldu. faka t partinin sonucu oturduğu siyasi geleneğin geçmişi oldukça çok daha eski. AKP’ye vücut veren mahal-li yönetim kadroları. Partinin kurucusu Erdoğan, istanbul’un belediye başkanıydı. Başta İstanbul ili ve Ankara ili olmak üzere Türkiye’nin ehemmiyetli şehirleri 20 yıldır aynı siyasi geleneğe mensup başkanlar tarafından yönetilmekte.AK Parti yine seçimlerin favorisi. Kamuoyu yoklamaları yüzde 50 oyu koruduğunu gösteriyor. Muhalefet oldukça çok gerilerde. Bu yarışa girmeyeceği anlamına gelmiyor elbette. birtakım şehirlerde seçimler başa baş mücadeleye sahne olacak. Neticeyi küçük oy oranları belirleyecek. Bir oyun dahi önemi var. Kaybedilen ya dakazanılan sadece başkanlık olmayabilir çünkü. Siyasi mevzi söz konusu… Ve tabii cumhurbaşkanlığı seçimi. iktidardan muhalefete partilerin seçimlere ‘yerel yönetimlerin’ ötesinde anlam yükleyeceğini tahmin etmek zor değil.

Yazının tamamını okumak için tıklayınız

Mehmet Kamış – Zaman

Tasfiye

12 Haziran seçimlerinde AKPyi hararetle desteklerken bu ülkenin en temel sorunu ni ortadan kaldırmasını bekliyorduk. O so-run devletin toplumun herhangi bir kesimini ötekileştirmesiydi. Bunca zaman devlet dindarları, Kürtleri, solcuları, Alevileri hep dışlanması gereken insanlar şeklinde görmüştü. Biz yeni Türkiye’de AKP’nin öyle bir sistem getireceğine inanıyorduk ki, bu düzende hukuk mutlak hakim olacak, kimse düşüncesinden, kimliğinden ya da inandıklarından dolayı dışlanmayacak, ötekileştirilmeyecek, işlemediği suçtan dolayı tasfiyeye maruz kalmayacaktı. arzulayan o dönemde yazdıklarımıza ve AKP’nin söylemlerine yenide n dan bakabilir.Türkiye şeklinde oldukça çok sıkıntı-lı bir süreçten geçerken AKP, seçim öncesindeki ruh haline yenide n dan dönmek, ötekileştirilmenin kökünü kazıyabilir şekilde evrensel bir hukuk düzeninin tesis edilmesini sağlamak zorundadır. Bunu yapmaması halinde bu ülkede çatışmaların, kavgaların önünü almak mümkün olmayacaktır. Artı olarak de bu, galip gelenin dahi zerre kadar bir şey kazanmadığı kavgadan ibarettir. Her şeyin akıp gittiği ve herkesin konup göçtüğü bu dünyada bizi yarınlara taşıyacak, yarınlarda da hayır ile anılmamızı sağlayabilir en ehemmiyetli işlerden birisi evrensel hukukun tesisi olacaktır kuşkusuz.

Yazının tamamını okumak için tıklayınız

Fehmi Koru – Star

iktidarı eleştirirken

Siyasetin merkezinde eleştiri vardır; içerisinde yer alanlar, dışında bulunanlar tarafından eleştirileceği gibi, politika içerisindeki aktörler de birbirlerinde buldukları beğenmedikleri unsurları rahatlıkla ifade edeceklerdir…Türkiye politikain bu kuralının tepe tepe kullanıldığı bir ülke zaten…Bizi ötek i demokratik ülkelerden ayıran ehemmiyetli bir yön var: içte ve dışta eleştirilerini dile getirenlerin tutarlı olma gibi bir derdinin bulunmaması… Sözgelimi, iktidarda karşı çıktıkları, kıyasıya eleştirdikleri söylem ve eylemleri kendilerine yakıştıran muhalifler, bu durumdan hiç yüksünmüyorlar…iktidar sert, kibirli, tepeden bakan, toplumu kutuplaştıran bir parti şeklinde eleştiriliyor birtakım çevreler ve partilerce; birtakım bazı bu eleştirilere malik çıkmaya hazırlandığım da oluyor… Lakin, yaptıkları açıklamalara ya dadavranış tarzlarına bakarak, muhalefetin de, dile getirdikleri hemen her meselede eleştirdiklerinden deği-şik davranmadıkları ortaya çıkıverince…Yazının tamamını okumak için tıklayınız

Ruhat Mengi – Vatan

Bu nefret suçunun ta kendisi

Adına “ileri demokrasi” denilen bir sistem içerisinde misafirin “konuşmaları ya dayazdıkları nedeni ile” yani düşünce ve ifade üzerinden cezalandırılamayacağını, bunların ve korku havasının olduğu yerde bırakın “ileri”yi, normal bir demokrasinin dahi mevcudiyetinden söz edilmeyeceğini anlamıyorlar. Mehmet Ali Alabora’ya karşı “sadece attığı bir tweet nedeni ile ve Ankara ili Belediye Başkanı’nın kışkırtmalarıyla” başlatılan kampanya sindirme konusunda muhhteşem örnektir.

Eğer twitter’da yazılanlar ceza gerektiriyorsa ev-vel bu belediye başkanı bugüne kadar takipçisi kadınlara yazdığı “kabul edilemez ve açıkça suç sayılabilir sözler” nedeni ile cezayı hak etmiştir. Sanatçı Alabora’ya karşı yürütülen kampanya ise “halkı kin ve nefrete tahrik, nefret suçu”nun ta kendisidir. Öyleyse yargıyı sebe p duymuyoruz?

Yazının tamamını okumak için tıklayınız

Ruşen Çakır – Vatan

Cemaatten manifesto gibi açıklama

Açıklamadaki 11 iddia ve o iddialara verilen cevaplar hakkında ayrı ayrı oldukça çok şey söylenebilir, söylenmeli de. Bu yazıda he-nüz en oldukça çok dikkatimi çeken noktaları aktarmakla yetineyim:

– Gezi direnişinin ilk günlerine malik çıkmaktaki ısrar;

– Hizmet’e yakın olduğu iddia edilen yargı mensuplarının tasfiye edildiği iddialarının doğrulanması;

– Siyasi eleştiriler karşısında “siyasete karışma”, “öyleyse parti kur”, ya da “seçimleri bekle” denmesinden duyulan rahatsızlık;

– Bürokrasideki cemaate yakın adların fişlenmesi ve tasfiye edilmesinden kaygı duyulması;

– Hükümetin KCK davalarının faturasını kendilerine kesmek istemesine itiraz;

– “Cemaat Başbakan’ı tutuklayacaktı” iddialarının yol açtığı öfkeyle karışık rahatsızlık;

– “Siyasi partiler ile ittifaklar yapmamakla berabe r, demokrasi, çoğulculuk, insan hakları, inanç özgürlüğü, adalet gibi temel ilkelerine uygun politikaları ve uygulamaları hangi parti tarafından yapılırsa yapılsın” destekleme kararlılığı…

Sonuç olarak, Fethullah Gülen cemaatinin ülkemizin önde gelen güç odaklarından biri olduğu, bir süredir de AKP ile belli bir mücadele içerisinde olduğu tescillenmiş ve bu tartışma/mücadelenin kapıları herkese açılmış durumda.

Yazının tamamını okumak için tıklayınız

Umur Talu – Habertürk

Hibe çocuk raporu

30 sene-de 30 savaşta 50 bin ölü.

Dörtte birine “şehit”, dörtte üçüne “etkisiz hale getirilen” diyoruz!

Bunların arasında, aynı yoksul ailelerden, aynı sıvasız hanelerden gelip, birbirlerini katleden binlerce çocuk.

Doğmamışken gencecik kefeni hazırlanmış onbinlerce bebek. Komutanların, örgütün hanesinden toprağa taşıdığı onca çocuk.

Cephaneliğe vakitsiz, lüzumsuz, insafsız sokulup 25’i birlik te parçalanmış çocuklar.

Katırları ile bir hayat taşımaya çalışırken bombalanmış çocuklar.

Pusu çocukları, puslu hava çocukları, umursanmayan istihbaratların, derme çatma karakolların, hinoğlu hin oyunları kurbanı çocuklar.

Yok kınalı kuzu denerek, yok bayrağa sarılarak, yok bir cenazede resmi taşınarak ve çoğunluğu hep yok sayılarak, kimi bir mezardan dahi yoksun bırakılarak uçup unutulmaya atılmış çocuklar.

18 se-ne sonra, devlet birimleri marifetiyle atıldığı asit kuyusundan 13 yaşının kemikleri ile aklımızın kapısı çalan, aklımızı başından alan çocuklar.

Molotofla otobüste yakılan, karakoldan ateşle yıkılan, 12 yaşında 13 devlet mermisiyle delik deşik edilen çocuklar.

Ergin staroğlu – Cumhuriyet

‘Adalet sonucu not’

Ergenekon davasındaki kutuplaşma, adalet kavramının içeriğinde anlaşan misafirin, gerçekleşmesine dairyaşadıkları bir görüş ayrılığındankaynaklanmıyor. Kutuplaşma adalet kavramının içeriği üzerinde oluşuyor. Bu, “görüş ayrılığının” ötesinde, oldukça çok vahim bir duruma işaret ediyor.

“Adalet” kavramı evrensel olmakla berabe r, bu evrenselliğin kapsamı ve içeriği konusunda bir mutabakat gerektiriyor. Bu mutabakat ise bu adalet kavramının dayandığı “hakikat”e (en temel ilkeye) sadakat üzerinden şekilleniyor. Örneğin, liberal demokratik toplumda, hırsızlığı cezalandırmak kolaydır, bir dilim ekmek çaldığı için birtakım se-ne yatmaya mahkûm olanların hali dahi açıklanabilir. Bu toplumum adaleti özel mülkiyete sadakate dayanır.

Buna karşılık, devrimi yapmakta olan hareketin adaleti ile devrimi bastırmakta olan iktidarın adaleti birbirine taban tabana zıttır. Her iki kesimin adalet kavramının içeriğini oluşturan sadakatler birbirini dışlarlar. Bu durumda her iki adaleti kıyaslayabilir bir 3. bakış noktası da bulunamaz.

Yazının tamamını okumak için tıklayınız

Ergün Diler – Takvim

CemaatCemaat bilmese de “eski devlete karşı” her platformda inanan misafiri ve Hizmet’i koruyan Erdoğan’ın hareketlenmesi isteniyordu! Birileri buna bel bağlamıştı! Çünkü devletin önünde kimse duramazdı! Erdoğan Başbakan şeklinde emir verdiği an “istenmeyen yapılar” oldukça çok zarar görürdü!Bu gerçekti! Hele bir de Yeni Türkiye kurulmuşken!Ama sıkın-tı şuydu ki Yeni Türkiye’nin kurulmasına Cemaat oldukça çok şey katmıştı! Fethullah Gülen ülkeyi büyütmek için elinden geleni yapmıştı! Sürece daima açık açık destek vermişti!Ne hikmetse 7 ޞubat krizinde ortalık karıştı! Oslo’nun sızdırılması, KCK içerisindeki MiT’çilerin deşifre edilmesi, Hakan Fidan, Emre Taner ve Afet Güneş hakkında araştırma açılması köprülerin atılmasına sebe p oldu! ޞu an var olan gerginlik aslında o gün başladı!Cemaat “Biz yapmadık ki sebe p kendimizi savunalım” moduna girdi.Ankara ili da bulduğu izlerde Cemaat’in gölgesine ulaştı!Denklem kabaca böyleydi! iki taraf da hepsi birbirrinden şikayetçiydi!Ortada önemli bir iletişimsizlik vardı!Doğru kanal bulunamamışken bir de üzerine ilker Paşa’nın tutuklanması ve ceza alması hadises i geldi! Genelkurmay eski Başkanı darbecilikten tutuklandı, terör örgütü lideri olmaktan ceza aldı! Bu gelişme de Cemaat’e fatura edildi!Nereden biliyorum?ilker Paşa ile alaka-lı yazılan her satıra Cemaat’in tepki vermesinden…

Yazının tamamını okumak için tıklayınız

VN:F [1.9.22_1171]
Rating: 0.0/10 (0 votes cast)
VN:F [1.9.22_1171]
Rating: 0 (from 0 votes)





Benzer Haberler

İstanbulda Kahvehaneye Saldırı

İstanbulda kahvehaneye saldırı … İstanbul ilinde kahvehaneye...

Yorum 
0
Bu Kare Sosyal Medyada Olay Oldu

Bu kare sosyal medyada olay oldu… Karasu Limandere Ortaokulu’nda...

Yorum 
0
ABD Başkanı Trump Yeni Ulusal Güvenlik Danışmanını Açıkladı

ABD Başkanı Trump yeni Ulusal Güvenlik Danışmanını açıkladı…...

Yorum 
0
O Ses Türkiyenin Şampiyonları Belli

O Ses Türkiyenin şampiyonları belli… ..Türkiye’nin...

Yorum 
0
Şimşek McQueen Ve Örumcek Adam 2017 Süper Ford Ranger İle. Örümcek Adam Ford Ranger Testi

Şimşek McQueen ve Örumcek Adam 2017 Süper Ford Ranger İle....

Yorum 
0
Şimşek McQueen Örümcek Adam Recep İvedik Helikopter İle Lüks Araba Teslimatı 1. Bölüm

Şimşek McQueen Örümcek Adam Recep İvedik Helikopter İle Lüks...

Yorum 
0
Şimşek McQueen Örümcek Adam Recep İvedik Helikopter İle Lüks Araba Teslimatı Çizgi Film 2. Bölüm

Şimşek McQueen Örümcek Adam Recep İvedik Helikopter İle Lüks...

Yorum 
0
Şimşek McQueen Örümcek Adam Recep İvedik Helikopter İle Lüks Araba Teslimatı Çizgi Film Tadında

Şimşek McQueen Örümcek Adam Recep İvedik Helikopter İle Lüks...

Yorum 
0
Şimşek McQueen Örümcek Adam Recep İvedik Dev Uçak Macerası Çizgi Film Tadında

Şimşek McQueen Örümcek Adam Recep İvedik Dev Uçak Macerası...

Yorum 
0

Yorumlar

İsim: E-posta: Web:Yorumunuz:


Online Alışveriş Sahurda İkiye Katlandı

Online Alışveriş Sahurda İki...

Online alışveriş sahurda ikiye katlandı…Sabancı Topluluğu’nun online alışveriş platformu kliksa.com, Ramazan boyunca internet üzerinden...

Yasak Aşk Sitesi Hacklendi

Yasak Aşk Sitesi Hacklendi

Yasak aşk sitesi hacklendi…Evli kişilere çöpçatanlık hizmeti veren Ashley Madison internet sitesi, bilgisayar korsanları tarafından hack’lendi...

HDPli Adayın Eşi Ve Oğlu Suruçta Hayatını Kaybetti

HDPli Adayın Eşi Ve Oğlu Sur...

HDPli adayın eşi ve oğlu Suruçta hayatını kaybetti…Suruç ilçesi’nde bugün öğle vakitlerinde olan patlamanın acısı Bursa’ya...

İşini Beğenmeyen Yandı Hükümet Azaltacak

İşini Beğenmeyen Yandı Hüküm...

İŞKUR tarafından 3 kez iş önerildiği halde kabul etmeyenin sosyal yardımları kademeli şeklinde azaltılacak Hükümet tasarruf önlemleri çerçevesinde...

POPÜLER HABERLER

Nil Erkoçlar Pişman Oldu Mu

Nil Erkoçlar Pişman Oldu Mu

Tolga Karel, Rüzgar Erkoçlar’ın çocuk pişmanlığı yaşadığını...

Saat Tabirleri Şu Saatte Seni Düşünüyor

Saat Tabirleri Şu Saatte Seni Düşün...

Çift Saatlerin Anlamları; 01:01 > Seni Seviyor 02:02 > Senden Hoşlanıyor...

İnternette Kendi Seks Görüntüsünü İzleyen Adam

İnternette Kendi Seks Görüntüsünü İ...

Trabzon da 44 yaşındaki O.F.S. bir kadın ile seks ilişkisinin görüntüsünü...

Daum İmzaladı

Daum İmzaladı

Bursaspor Takımı’un yeni Teknik Direktörü Christoph Daum, kendisini...

Nil Erkoçların Penisi Kaç Cm

Nil Erkoçların Penisi Kaç Cm

Nil Erkoçlar\’ın cinsiyet değiştirip erkek olmasından sonra herkesin...

Nil Erkoçların Erkek Olma Nedeni

Nil Erkoçların Erkek Olma Nedeni

Oyunculuğa 10 yaşında reklam filmleri ile başlayan ve sonrasında birçok...