Uygun Kredi Bak

Uygun Kredi Bak

FETÖcü Ünlü Kaymakamla İlgili Flaş Detaylar

FETÖcü Ünlü Kaymakamla İlgili Flaş Detaylar

Arıcı Çocukların Borazan Ve Tenekeli Kuş Nöbeti

Arıcı Çocukların Borazan Ve Tenekeli Kuş Nöbeti

Kızılay Başkanı Kınıktan Arakan Çağrısı

Kızılay Başkanı Kınıktan Arakan Çağrısı

Yol Kenarında Ağaca Asılı Gelinlik Şaşırttı

Yol Kenarında Ağaca Asılı Gelinlik Şaşırttı

Suriyeden Kaçan Genç Kızlara Büyük Tuzak
  • Ana Sayfa » Haber
  • 16 Ağustos 2013 - 07:54:05
Suriyeden Kaçan Genç Kızlara Büyük Tuzak

Şoke eden iddia: “Suriyeli kadın milleti İstanbul’da fuhuşa teşvik ediliyor…” Çirkin tuzak nasıl mı kuruluyor? İşte o yazı: Suriye’den kaçarak İstanbul’a kadar gelen ve İMÇ’de çok kötü koşullarda yaşayan Kürt kadın milletinin fuhuşa teşvik edildiği söylendi.Suriye’den kaçarak 100 TL’ye Urfa’ya, oradan da yine 100 TL’ye İstanbul’a kadar gelen Kürtlerin yaşadığı evlerde dolaşan T24 yazarı Tuğçe […]

Suriyeden-Kacan-Genc-Kizlara-Buyuk-Tuzak Şoke eden iddia: “Suriyeli kadın milleti İstanbul’da fuhuşa teşvik ediliyor…” Çirkin tuzak nasıl mı kuruluyor? İşte o yazı:
Suriye’den kaçarak İstanbul’a kadar gelen ve İMÇ’de çok kötü koşullarda yaşayan Kürt kadın milletinin fuhuşa teşvik edildiği söylendi.Suriye’den kaçarak 100 TL’ye Urfa’ya, oradan da yine 100 TL’ye İstanbul’a kadar gelen Kürtlerin yaşadığı evlerde dolaşan T24 yazarı Tuğçe Tatari, kadın milletinin fuhuşa teşvik edildiği iddiasını gündeme getirdi. [r] Yaşama koşullarının kötülüğüne işaret eden ve İstanbul ili İMÇ’deki barınma koşullarını ‘mülteci kampı’na benzeten Tatari’nin yazısının alaka-lı bölümü şöyle: Suriye’de ve son günlerde Rojava’da yaşananlar malumunuz. Ortalık kan gölü. Savaş olanca yıkıcılığı ve yakıcılığı ile ortalığı kasıp kavuruyor. Bombalar şehirler ile birlik-te aileleri de paramparça ediyor.Savaştan kaçmanın yollarını arayanlar, çoğunlukla bilinçsizce, kalabalığı takip ederek kendilerini Türkiye’de buluyor.Sınırın yakınlığı ve burada “onlardan” olan misafirin da olduğu bilgisi Türkiye’yi can havli ile savaş mağdurlarının kendilerini attığı ilk nokta haline getiriyor.Antakya ve Ceylanpınar adeta savaşın içinde.İşte canını kurtarmak için kendini sınırın bu tarafına atanların “can pazarına” girişleri de tam bu noktada başlıyor.Sınırlarda bekleyen birtakım adamlar var.Kimse onların kim olduğunu, hangi şebekeye bağlı çalıştığını bilmiyor.Tek bilinen binlerce insanı şa-hıs başı 100 TL karşılığında Urfa’ya ve oradan yenide n 100’er TL karşılığı İstanbul’a getirdikleri.Urfa’da kalanların neler yaşadığını henüz bilmiyorum, gidip görmüş değilim. Ama İstanbul’da gördüklerimi anlatmak isterim.SÖMÜRÜ SİSTEMİYLE ÇALIŞAN ‘MÜLTECİ’ KAMPI!Unkapanı İMǒnin (İstanbul ili Manifaturacılar Çarşısı) hemen arkasındaki sokaklarda başlıyor tanıklığım.Küçükpazar Mahallesi’nde…Adına “otel” diye konuş-tukleri küçücük odalara bölünmüş binalar ile dolu bir mahalle. Üstelik kesişen tüm sokaklar da aynı durumda. Bir nevi sömürü sistemiyle işleyen “mülteci kampı” desem yeridir.Mahalleye girer girmez foto muhabiri arkadaşımla dikkat çekiyoruz. Etrafımız sarılıyor. Çoğu Kürtçe konuşan, Türkçe bilmeyen insanlar etrafımızı sarıyor.Türkçe nlere sığınmacıları sorduğumuzda ceplerinden isim listesi çıkartanlar oluyor. “Bu mahallede 200 tane var abla. tama mı bende kayıtlı” diyor biri. “Neden kayıt tutuyorsun” diye sorduğumuzda yanıt vermiyor. “Nereden, nasıl geliyorlar, ne yiyor, nerede uyuyor, nerede çalışıyorlar, pasaportları var mı, kayıt dışı mı bu insanlar” diye sorduğumuzda “Valla buralar hep bunlardan dolu. Biz bilmiyoruz, ama Fatih, Esenyurt, Sultangazi hep doludur” yanıtını alıyoruz.O esnada kısa olan boylu bir adam yaklaşıyor yanımıza. Kiralık oda baktığımızı sanıyor. Nedir aradığınız, aylık 1500 liraya odam var diyor. Odayı görmek istiyoruz, fotoğraf makinesini görünce kaçıp gidiyor.O sırada kapısı açık bir bodrum katını gösteriyorlar. İniyoruz, tuvaletler taşmış, keskin bir koku, rutubetten ıslanmış duvarlar, küf kokan küçük odalar ve hepsini n içi ağzına kadar dolu. Burada oda başına ayda 600 lira ödeniyormuş, günlük 20 lira. Fotoğraf çekmemize izin vermiyorlar.Daha doğrusu ev sahibi bizi fark edince kovalıyor.’GENÇ KIZLAR FUHUŞA TEŞVİK EDİLİYOR’ Sokakta yürürken genç bir adama rastlıyoruz. Kucağında bebeği ile. Adı Mahmut. 25 yaşında. Konuşmaya başlayınca Rojavalı (Suriye) bir Kürt olduğunu öğreniyoruz.Kaldığı odayı görmek rica ettiğimizi söylüyoruz, bizi yukarıya buyur ediyor.Ayda 800 lira ödenen bu odalar öncekilerine nazaran lüks kabul edilebilecek durumda, ama odada keskin bir lağım kokusu hakim.“Eşin nerde” diye soruyoruz, “Yemek bulmaya gitti’ diyor. “Nasıl bulacak? Parası var mı” diye sorduğumuzda ise, “Yok, nasıl bulabilir bilmiyorum” yanıtını alıyoruz.Karşı odadan küçük çocuklar bize bakıyor.Oraya yöneliyoruz. Xezal 45 yaşında. Burası onun odası. Dört çocuğu var. Daha doğrusu hayatta kalan sadece bu dört çocuğu olmuş. Üç çocuğunu, kocasını, anne ve babasını savaşta kaybetmiş. “Humus’ta taş taş üzerinde kalmadı. Evden koşarak çıktık ve kalabalığı takip ederek sınırdan geçtik” diye anlatıyor yolculuğu.Çocuklarının en büyüğü Süheyla. 13 yaşında. Sokağa çıkmaya korkuyor. Xezal, “Genç kızlar fuhuşa teşvik ediliyor. O yüzden ben de çıkmasını istemiyorum, kapıyı üzerine kilitliyorum” diye anlatıyor kızının sokağa çıkmaktan korkmasının nedenini. Sühe ile evini özlediğini, dönmek rica ettiğini anlatırken gözleri ışıldıyor. Sonra birden ışıltı yerini karanlığa bırakıyor “Arkamızda ölümü bıraktık” diyor.Kardeşleri küçücük. Yol kenarlarında su satarak, dilenerek oda kiralarını çıkartmaya çalışıyorlar. Bunları çok sonra, onlar bize biraz daha güvendikten sonra öğreniyoruz.Xezal, dört yumurta ve iki pideyi gösteriyor. Yerde, kirin, tozun tam ortasında duran günlük öğünlerini “İşte bunlar için çalışıyorlar” diyor.Peki ne olacak, yarın için ne düşünüyorsun diye sormaya dili varmıyor insanın.Ölümden kaçmış, sefalete düşmüş, çoğu çocuk bir aileye bakarken sadece insanlığın geldiği hali araştırmayabiliyor insan.Annelerine sığınmış, etrafa korkan gözler ile bakan çocuklardan ayrılırken hissettiklerim tarifsiz…Savaşın daima mağdur ettiği, acıyı en çok yaşattığı çocuklar ve kadın milleti oluyor. Bizler ise sadece seyirciyiz, en azından şimdilik.

VN:F [1.9.22_1171]
Rating: 0.0/10 (0 votes cast)
VN:F [1.9.22_1171]
Rating: 0 (from 0 votes)
  • Yorumla
Üye Girişi
  • Kullanıcı Adınız
  • Şifreniz