Uygun Kredi Bak

Uygun Kredi Bak

FETÖcü Ünlü Kaymakamla İlgili Flaş Detaylar

FETÖcü Ünlü Kaymakamla İlgili Flaş Detaylar

Arıcı Çocukların Borazan Ve Tenekeli Kuş Nöbeti

Arıcı Çocukların Borazan Ve Tenekeli Kuş Nöbeti

Kızılay Başkanı Kınıktan Arakan Çağrısı

Kızılay Başkanı Kınıktan Arakan Çağrısı

Yol Kenarında Ağaca Asılı Gelinlik Şaşırttı

Yol Kenarında Ağaca Asılı Gelinlik Şaşırttı

PKK Halk Savunma Merkezi Komutanlığı Kurdu
  • Ana Sayfa » Haber
  • 15 Ağustos 2013 - 10:00:22
PKK Halk Savunma Merkezi Komutanlığı Kurdu

Karayılan; “Her alanda daha fazla ideolojik, daha fazla siyasal, içeriği zengin olan, daha fazla disiplin ve önderlik çizgisini güçlüce uygulayabilen profesyonel bir gerilla olunması hedeflenmektedir” diye konuş-tu. PKK yöneticisi Murat Karayılan çözüm sürecinde ikinci aşamanın Eylül ayına kadar tamamlanmaması halinda tehlikeli bir sürece kapı aralanmış olacağını belirterek, “Kürt toplumuiçin deği-şik seçeneklere dönük arayışlar gündeme girer. […]

PKK-Halk-Savunma-Merkezi-Komutanligi-Kurdu Karayılan; “Her alanda daha fazla ideolojik, daha fazla siyasal, içeriği zengin olan, daha fazla disiplin ve önderlik çizgisini güçlüce uygulayabilen profesyonel bir gerilla olunması hedeflenmektedir” diye konuş-tu.
PKK yöneticisi Murat Karayılan çözüm sürecinde ikinci aşamanın Eylül ayına kadar tamamlanmaması halinda tehlikeli bir sürece kapı aralanmış olacağını belirterek, “Kürt toplumuiçin deği-şik seçeneklere dönük arayışlar gündeme girer. Ortadoğu bölgesi halen kaynıyor. Bugün Rojava Kürdistan’ı kaynıyor. Kürtlerden tercih isteniyorsa önder Apo tercihi koydu. Tamam, siz de [r] tercihinizi koyun. Hükümet iradesini ortaya koymalıdır, olmazsa Kürtler de deği-şik seçenekler üzerinde yoğunlaşmak zorundadır” diye konuş-tu. Karayılan, Ergenekon cezalandırmaları konusunda “ ‘Ergenekon’a bu kadar ceza verilmişken KCK’lilerin bırakılmış olması rahatsızlık yaratır’ deniliyormuş. Ne alakası var? Ben Ergenekon Davası’nın haklı ya dahaksız olduğu konusuna girmek istemiyorum. Öyle görülüyor ki çok birbirine karıştırılmış bir davadır” diye konuş-tu. Karayılan KCK’nın çözüm sürecinin ikinci aşamasının Eylül ayında tamamlanması isteğinin yerine gelmemesi halinda ne olacağına dairsoruya Karayılan şu yanıtı verdi: “Buna gelinmezse ne olur, buna gelmezlerse yeni tehlikeli bir sürece kapı aralamış olurlar. Kürt toplumuiçin deği-şik seçeneklere dönük arayışlar gündeme girer. Ortadoğu bölgesi halen kaynıyor. Bugün Rojava Kürdistanı kaynıyor. Kürtlerden tercih isteniyorsa Önder Apo tercihi koydu. Tamam, siz de tercihinizi koyun. Eğer devletle bir Kürt uzlaşması olacaksa ve Kürt ile Türk halklarının ortaklığı gelişecekse, bu devleti temsil eden hükümet iradesini ortaya koymalıdır. Bunu ortaya koymazsa Kürtler de deği-şik seçenekler üzerinde yoğunlaşmak zorundadır.” “TÜRKİYE’YE KOMÜNİZM GEREKİRSE BİZ GETİRİRİZ…” Karayılan, süreçte şu anki hali, “Hani eskiden tüm Komünist Parti üyelerini içeri atmış ve ‘eğer Türkiye’ye bir Komünizm gelecekse onu da biz getiririz’ demişlerdi ya, şimdi AKP de gelenekselleşmiş bu Türk usulünü devam ettiren bir üslup ve usul proble-mi yaşamaktadır. Yani, ‘eğer problemi n çözülmesi gereklisa bunu ben kendim yaparım, sen kim oluyorsun’ dercesine yaklaşılarak tek taraflı bir biçimde paketleri kendine göre hazırlayıp çözeceğini sanmak abesle iştigaldir… Bu ne tek başına bizim adımlarımızla, ne de AKP’nin kendine göre çıkardığı ve çıkaracağı birtakım paketler ile başarıya gidebilecek bir süreç değildir” anektodu ile anlattı. “BİZLERİN İKNA OLMASI LAZIM” “Yapılan görüşmeler gizli, gidiş gelişler gizli ve kendileri kapalı olan kapılar ardında paket hazırladıklarını söylüyorlar. Bu böyle olmaz. Bu sıkın-tı ağır bir sorundur” diye yakınan Karayılan şöyle devam etti: “Bizlerin ikna olması lazım. Kürt halkının ikna olması lazım. Neye? Devletin samimiyetine ve gerçekten bu proble-mi çözmek rica ettiğine. Bu süreci başlatan ve sürecin mimarı olan Önder Apo halen tecrit altındadır; halen avukatları yanına gidemiyor; halen doğru dürüst kimse kendisiyle görüşemiyor; halen yaşadığı sağlık sorunları var. Milyonlarca insanın önder şeklinde gördüğü bir kimseyi sömürgeci yasalar ile yargılayıp suçlu şeklinde ilan edersen ve bunu her gün her yerde teşhire dönüştürürsen bu çözüm nasıl gelişir?” “ERGENEKON BİRBİRİNE ÇOK KARIŞTIRILMIŞ BİR DAVA GİBİ” Sorular ve Karayılan’ın verdiği yanıtlardan bir bölümü şöyle: “Şimdi de ‘Ergenekon’a bu kadar ceza verilmişken KCK’lilerin bırakılmış olması rahatsızlık yaratır’ deniliyormuş. Ne alakası var? Ben Ergenekon Davası’nın haklı ya dahaksız olduğu konusuna girmek istemiyorum. Öyle görülüyor ki çok birbirine karıştırılmış bir davadır. Anca k savcılığın Ergenekon Davası’ndan yargılananlar hakkındaki iddiaları çok ağırdır. Buna göre Ergenekoncular darbe yapmaya kalkışmışlardır. Büyük oynamışlardır. Devlet içinde devlet kurmuşlar, seçilmiş bir hükümeti devirmek istemişlerdir. Bu özel mahkeme tarafından her ne kadar Kürdistan’daki insanlık dışı suçları, katliamları suç saymayıp bunları yargılamamış olsa da, bugün Ergenekon davasından ceza alanların önemli bazısı Kürdistan’da ağır insanlık suçu işlemişlerdir. Peki, Kürt politikaçileri ne yapmış? TC yasalarına göre politika yapmış, bu problemi n barışçıl yollar ile çözümünü savunmuş, barıştan yana kimlikli bir duruş sergilemiş. Bunun dışında ne yapmışlar? Şimdi içeride olan ve herkesin tanıdığı Kürt politikaçileri, Kürt belediye başkanları, milletvekilleri darbe yapmaya mı kalkışmışlar, silahlı mücadele mi yürütmüşler? Hayır. Kürt kimliğine malik çıkmışlar ve Kürt problemi na barışçıl-demokratik çözümü savunmuşlar. Sömürgeci yasalar bunları suç sayıyor. Bunlar özünde hiçbir suç değildir. Kürt politikaçileri suçsuz bir biçimde rehin şeklinde tutulmaktadırlar. Bu nede n le KCK tutukluları ile Ergenekon tutuklamalarını aynılaştırmak doğru değildir ve meseleleri tersinden ele almaktır. -Kısaca, hükümet Kürt problemi nu çözmek istiyorsa, tarihin bu önemli aşamasında cesaretli yaklaşmalı, adım atmalı ve bunu Önderliğimizle diyalog içerisinde, bir tasarım çerçevesinde pratikleştirerek kalıcı çözümün zeminini geliştirmelidir. Halkımızın beklentisi de budur. Eğer bu olmazsa o zaman bu süreç tıkanır ve tıkanmasından biz sorumlu olmayız. Çünkü biz üzerimize düşenlerin gereklerini yerine getirdik. Gereklerini yerine getirmeyen taraf, bu problemi n tıkanmasından sorumlu olan taraf olacaktır. ZAMANIN RUHU KANDİL’E UĞRADI -HPG güçlerinin buna karşı pozisyonu ne olur? -HPG, içinde bulunmuş olduğu yenide n dan yapılanma süreciyle birlik-te daha fazla Önderlik çizgisinde derinden yapılmışnleşme, daha fazla politik bir duruşu sergileme çabası içerisinde olacaktır. -Kongra Gel 9. Genel Kurulu’ ile birlik-te yeni bir dönem başladı. Meşru savunma alanı toplum Savunma Merkezi şeklinde düzenlendi. Bu değişiklik neleri içeriyor? Doğrudur. Kongra Gel 9. Genel Kurulu hem toplumsal-siyasal alanda, hem de askeri-savunma alanındaki yapılanmalarda dönem ruhuna uygun bir takım değişiklikler yapmıştır. Özellikle sistemimizi paradigmasal anlayışımıza uygun hale getirmede önemli birtakım düzeltmeler yapmıştır. Bu çerçevede savunma sisteminde de bir takım değişiklikler söz konusu olmuştur. Bu manada yeni bir dönemdir tabii; her alanda olduğu gibi, HPG güçleri açısından da yeni bir dönemin başlamış olduğundan bahsetmek mümkündür. PKK GENEL BİR KURMAY TEŞKİLATI İLE “APOLLO” AKADEMİSİ KURDU -Daha önce HPG Anakarargâh Komutanlığı vardı. Yine toplum Savunma Komitesi biçiminde KCK’yle ortaklaşma halkasını oluşturan bir kurumlaşma söz konusuydu. Şimdi bu her iki kurum da kaldırıldı ve her ikisinin yerine toplum Savunma Merkezi oluşturuldu. Buna toplum Savunma Merkezi Komutanlığı da denilebilir. Ama genel adı toplum Savunma Merkezi’dir. toplum Savunma Merkezi’ne bağlı 4 alt karargâh bulunmaktadır. Bunlar, HPG Kuzey Kürdistan Karargâhı, HPG Medya Savunma Alanları Karargâhı, HPG Özel Kuvvetler Karargâhı ve HPG Apollo Akademiler Komutanlığı Karargâhı’dır. Bu biçimde dört ayrı karargâh toplum Savunma Merkezi’nde birleşmekte ve bu merkezden yönetilmektedir. HPG’nin geliştirilen yeni sistemi özet şeklinde bu şekilde ifade edilebilir. “PROFESYONEL GERİLLA” GELİYOR Her alanda daha fazla ideolojik, daha fazla siyasal, içeriği zengin olan, daha fazla disiplin ve Önderlik çizgisini güçlüce uygulayabilen profesyonel bir gerilla olunması hedeflenmektedir. Esas şeklinde süreci uygulamada planlı ve disiplinli hareket eden, gerektiğinde savunmayı da profesyonelce yapabilen bir kabiliyete, yeteneğe ve manevra gücüne ulaşması gerekli. Bu, Önderliğimiz tarafından başlatılan yeni sürecin sağlıklı ve güvenlikli yürütülmesi ve pratikleşmesi açısından gerekli ve önemli bir husustur. Yani HPG güçleri de kendini bu yeni sürece göre konumlandırabilir ve her manada bir profesyonelleşmeyle süreç görevlerini başarı ile yerine getirmeye hazır olacaktır. HPG, ötek i parçalardaki savunma güçleri ile dayanışma içinde olmayı da bir ilke şeklinde kabul eden bir savunma kurumudur. Hem Güney Kürdistan’daki KDP ve YNK peşmergeleri, hem Doğu Kürdistan’daki HRK, yine Batı Kürdistan’da bugün direnen YPG güçleri ile Ulusal Kongre platformunun kararları çerçevesinde dayanışma içinde olmayı “ilke olarak” kabul etmiştir. -Gerillanın esrar ile bağlantılandırılması konusunda ne diyorsunuz? Tersine PKK hareketi toplumları uyuşturan ve sarhoş eden bütün maddelere ilkesel düzeyde karşıdır ve bu meselede mücadele yürütmektedir. Türk devletinin bu iddiası tamamen bir uydurmadır… Ve bu işi yapanlar Genellde devlete yakın, devletle işbirliği içinde olan kesimlerdir. Belki birtakım bayağı-halktan insanlar da birtakım bazı ekim yapıyor olabilirler ama onlarınki uzun süreli değildir. Ya altı ay ya da daha fazla bir se-ne sürer. Genellde devlet tespit eder ve gelip ektikleri ne varsa toplar götürür. Eskiden beri bu böyleydi. Bölgede sadece devletle işbirliği halinde olanlar esrar ekebilmektedirler… Devlet orada bir yaprak dahi kımıldasa farkında oluyor. Çünkü her gün Heronlar ile her taraf keşif ediliyor. Bırakalım koskoca onlarca dönüm arazinin ekilmesini, tek bir ağaç dahi ekersen Heron hemen tespit eder. -15 Ağustos geçen se-ne devrimci savaş hamlesi ortamında karşılanırken, bu se-ne o sürecin de kazanımları ile gerçekleşen çözüm süreci dönemine denk geliyor. Bu sürece gelinmesinde 15 Ağustos’un nasıl bir rolü var? -… 15 Ağustos Atılımı’nı başta devlet doğru kavrayamadı. Klasik bir ayaklanma olabileceğini sandı. Daha sonra öyle olmadığını görünce, “3-5 kişilik bir çapulcu girişimidir” denildi. Bunun yakınında içte de anlamayan, anlamaya yanaşmayan, dolayısı ile gereklerini doğru yerine getirmeyen ve boşa çıkaran tavır ve tutumlar bir hayli gelişti. Özellikle Egîd (AGİT) yoldaşın öncülüğünde başlatılan hamlenin başarılı bir biçimde pratikleşmiş olması ve ilk adımın doğru yerli yerine oturtulması, gereken mesajı vermişti. Ama sonrasında devamı istenilen düzeyde getirilemedi. Bir taraftan Önderliğin bu çizgiyi doğru pratikleştirme mücadelesi, öbür taraftan da çeşitli biçimlerde ortaya çıkan çeteci yaklaşımların kendini dayatmaları ve saptırma çabaları biçiminde gelişen bir iç mücadeleyle 15 Ağustos’un devamı şeklinde gelişen bir gerilla süreci vardır. … Başta Turgut Özal gibi gerçekleri görme halinda olan siyasi liderliklerin çözme çabaları olsa da devletin derinden yapılmışnliklerindeki Ergenekoncu anlayış ve uluslararası hegomonik çıkar çevreleri bu sürece müdahale etmiştir… Şimdi gelinen aşamada da çok önemli bir süreç gündemdedir. Elbette ki 15 Ağustos atılım ruhu bu sürecin zeminini yaratmış ve açığa çıkartmıştır. 15 Ağustos Diriliş Devrimi’nin dayandığı bir felsefe vardır. Bu felsefenin yarattığı irade ve yükselttiği direniş, bugünkü çözüm sürecinin yenide n dan gündeme gelmesini sağlamıştır.  Bu zemin bugünkü Ulusal Kongre çalışmalarını ve Rojava Devrimi’nin alt yapısını oluşturmuştur…”

VN:F [1.9.22_1171]
Rating: 0.0/10 (0 votes cast)
VN:F [1.9.22_1171]
Rating: 0 (from 0 votes)
  • Yorumla
Üye Girişi
  • Kullanıcı Adınız
  • Şifreniz