Uygun Kredi Bak

Uygun Kredi Bak

FETÖcü Ünlü Kaymakamla İlgili Flaş Detaylar

FETÖcü Ünlü Kaymakamla İlgili Flaş Detaylar

Arıcı Çocukların Borazan Ve Tenekeli Kuş Nöbeti

Arıcı Çocukların Borazan Ve Tenekeli Kuş Nöbeti

Kızılay Başkanı Kınıktan Arakan Çağrısı

Kızılay Başkanı Kınıktan Arakan Çağrısı

Yol Kenarında Ağaca Asılı Gelinlik Şaşırttı

Yol Kenarında Ağaca Asılı Gelinlik Şaşırttı

Mehmet Ali Şahinden Cemaat Yorumu
  • Ana Sayfa » Haber
  • 19 Ağustos 2013 - 15:13:44
Mehmet Ali Şahinden Cemaat Yorumu

Mehmet Ali Şahinden Cemaat Yorumu…AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Ali ޞahin, AKP ile Cemaat arasındaki ilişkiyle alaka-lı ehemmiyetli açıklamalarda tespit edil-di. işte ޞahin’in o izahatları.AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Ali ޞahin, gündeme dairsoruları yanıtladığı röportajda, AKP ile Gülen Cemaati arasındaki ilişkiyi yorumladı. ޞahin “Bizim, böylesine faaliyetlerde bulunan insanlar ile bir problemi-mizolabilir mi? Biz […]

Mehmet-Ali-Sahinden-Cemaat-YorumuMehmet Ali Şahinden Cemaat Yorumu…
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Ali ޞahin, AKP ile Cemaat arasındaki ilişkiyle alaka-lı ehemmiyetli açıklamalarda tespit edil-di. işte ޞahin’in o izahatları.
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Ali ޞahin, gündeme dairsoruları yanıtladığı röportajda, AKP ile Gülen Cemaati arasındaki ilişkiyi yorumladı. ޞahin “Bizim, böylesine faaliyetlerde bulunan insanlar ile bir problemi-mizolabilir mi? Biz onlara faka t müteşekkir oluruz. Biz, sadece bu kardeşlerimizin yapacağı hayır işlerini kolaylaştırırız, önlerine engel çıkarsa [r] bunu ortadan kaldırırız.” diye konuş-tu.SORU: AKP ile Gülen Cemaati arasındaki ilişkiler cemaatten gelen açıklama ile yenide n tartışılır hale geldi. Bu, birtakım bazı daha önce de oldu. ilişkilerde herhangi bir sıkın-tı var mı?ޞAHiN: Fethullah hocaefendinin cemaati şeklinde ifade edilen kardeşlerimiz, hizmet maksadı ile biraraya gelmiş insanlardır. Dernekleri, vakıfları var. Bu kanalla ülkemize, insanımıza sadece ülke sınırları içerisinde değil, ülke sınırları dışında da Allah rızası için hizmet etmeye çalışıyorlar. Bizim böylesine faaliyetlerde bulunan insanlar ile bir problemi-mizolabilir mi? Biz onlara faka t müteşekkir oluruz. Biz, sadece bu kardeşlerimizin yapacağı hayır işlerini kolaylaştırırız, önlerine engel çıkarsa bunu ortadan kaldırırız.Bizim iktidar olarak, iyi niyetle hareket eden, fedakarca davranan kimseyle sorunu-muz olmaz. Belki bazıları, AKP ile bu kardeşlerimiz arasına fitne sokabilir miyiz diye düşünüyor olabilirler. Hiç gayret etmesinler. Biz bu oyuna gelmeyiz.Mehmet Ali ޞahin, röportajında Mısır’daki olay ilerdan, mahal-li seçimlere; çözüm sürecinden, CHP’nin fişlenme iddialarını bir oldukça çok meselede açıklamalarda tespit edil-di. işte ޞahin ile yapılan röportaj:SORU: Çözüm sürecinde BDP Genel Başkanı Demirtaş ,1 Eylül’de adım atılmasını istiyor. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın da bunun üzerinde çalıştığı bir demokratikleşme paketi var. Çözüm sürecinde son durum nedir?ޞAHiN: Süreç, 21 Mart’ta imralı’dan gelip Diyarbakır ili Meydanı’nda okunan mektupla başladı. Bu mektubun özeti şudur; bundan sonra silahlar susacak, politika konuşacak. Biz de AKP olarak, Türkiye’nin meselelerinin çözümünün faka t politika yolu ile mümkün olabildiğini düşündük, hep bunu söyleyegeldik. Silahla bir problemi n çözülmesi mümkün değildir. BDP’nin ve birtakım bazı görüşlerini dile getirdiği terör örgütü PKK’nın Türkiye ile alaka-lı önerileri varsa, önerilerini politika yolu ile gündeme getirsin. Bunlar tartışılır. Bunun yolu, demokratik nizam içerisinde yasama organının atacağı adımlar ile mümkün olabilir.Terör örgütünün silahlı unsurlarının yurt dışına çıkması süreci başladı. faka t 1. aşama şimdi-lik tamamlanmadı. BDP Eş Genel Başkanı ve diğerleri birtakım bazı izah yapıyorlar, ‘hükümet de adım atsın’. Aslında AKP iktidarı, kurulduğu günden beri Türkiye’yi normalleştirmek, demokratikleştirmek, temel hak ve özgürlük alanını daha da genişletmek için adım ata ata geliyor. 10 se-ne ev-vel konuşulmayan hususlar şimdi oldukça çok rahat konuşuluyor. 10 se-ne ev-vel dava konusu olan açıklamalar, şimdi oldukça çok rahatlıkla düşünce ve ifade özgürlüğü bağlamında söylenebiliyor, herhangi bir takibata uğramıyor. ޞimdi bu ülkede yaşayan insanlar ana dillerini öğrenme imkanına malik. Hem de devletin okullarında. Devletin televizyonu, 24 saat Kürtçe yayım yapıyor. Üniversitelerde bu lisanların öğretileceği kürsüler açıldı. Burada anadili Kürtçe olan çocuklarımızın okullarda Kürtçe öğrenmelerini sağlayabilir öğretmenler yetişiyor.Daha atılabilir adımlar var, bunları da atacağız. “ޞu tarihe kadar atın”. Biz, terör örgütünün ya da BDP’nin istemesi sebebi ile bu adımları atmadık, bundan sonra da atmayız. Türkiye’nin bunlara ihtiyacı var. Onun için atıyoruz bu adımları.Demokratikleşme paketi konuşuluyor. Üzerinde alaka-lı bakan, hukukçu arkadaşlarımız çalıştılar. Benim de öğrendiğim kadarı ile Sayın Başbakanımıza sunuldu. Belki önümüzdeki pazartesi günü yapılabilir Merkez Yürütme Kurulu toplantısının gündemine gelir, alaka-lı arkadaşlarımız ve belki Sayın Başbakanımız MYK’da bizleri bilgilendirir. Ben o komisyonda görev yapmadığım için içeriği ile alaka-lı malumat sahibi değilim ama Genel Başkan Yardımcısı ve MYK üyesi şeklinde alaka-lı arkadaşlarımızın bizi bilgilendirmesini bekliyorum.-“Kılık giyisi sebebi ile kimse hak mahrumiyetine uğramamalı”-SORU: Demokratikleşme Paketinde başörtüsü konusunun da olduğu söyleniyor. Anayasa Uzlaşma Komisyonu’nun da başörtülü milletvekilinin yolunu açtığına dair yorumlar oldu. Bu problemi n çözümü konusunda değerlendirme yapabilir misiniz?ޞAHiN: Aslında bizim yasalarımızda başörtüsünü yasaklayan bir madde yok. Yönetmeliklerde var. Bu meselede tam bir rahatlama sağlamak için mevcut Anayasada, eşitlik maddesinde “kimsenin hiçbir sebe p le ayrımcılığa tabi tutulamayacağı” şeklinde hükümler koymak suretiyle bu alanı ve bu alanla alaka-lı yasal düzenleme yapmak arzulayanlar i rahatlatıyoruz. Kılık giyisii sebebi ile kimse hak mahrumiyetine uğramamalı.Nitekim geçtiğimiz yıllarda, hepimizin oldukça çok acı hadi se şeklinde takip ettiği ikna odaları, okulunu 1.likle bitirmiş diploma törenine katılan kızcağızın başı örtülü olduğu için nasıl kürsüden uzaklaştırıldığını, hatta ağzı kapatılarak, sürüklenerek götürüldüğünü TVekranlarında izledik. Hala bunun acısı bizim yüreklerimizdedir. Ama oldukça çok şükür, Türkiye bunları hiçbir yasal düzenleme yapmadan geride bıraktı. Herşey kendiliğinden düzeldi çünkü böyle bir yasak yoktu. Yasaklar fiili uygulamaydı. Üniversitelerde bildiğim kadarı ile oldukça çok büyük ölçüde kılık giyisii sebebi ile hiçbir öğrencimiz hak mahrumiyetine uğramıyor.Başörtüsü nedeni ile öğretmenlikten uzaklaştırılmış kadın öğretmenler vardı. ޞimdi tüm bunlar geride kaldı. Son çıkardığımız torba yasa ile bu şahıs-lar öğretmenliğe geri dönüyorlar. 12 Ağustos’tan itibaren, geri dönmek için Milli Eğitim Bakanlığı’na müracaat etme hakları doğdu, bu ayın 29’una kadar devam edecek.Devlete küsmüş olan bu misafirimızı devletle barıştırıyoruz. Hem anayasamızda hem yasalarda bu doğrultuda uygulamalara yol açabilir hükümler varsa, demokratikleşme paketinde bunlar da ayıklanır.-Belediye başkan adaylıklarıSORU: mahal-li seçim yaklaşıyor. AKP aday belirlemede nasıl bir takvim izleyecek? Aday belirlemenizde kriterler ne olacak?ޞAHiN: AKP şeklinde ilk kez seçime girmiyoruz. Tecrübemiz var. Aslında partiden ev-vel de çoğunluğumuz aktif politikain içerisindeydik. Oradan da tecrübemiz var.Belediye başkan adaylarının tespitiyle alaka-lı şimdi-lik çalışmaya başlamadık. Aday göstereceğimiz kişilerin, aday olduğu yerlerde toplumun sevdiği, toplumun sorunlarını çözeceğine inandığı, bilgili, dürüst, ne yaptığını n insanlar olmasına özen gösteririz. Mevcut belediye başkanı arkadaşlarımızın genel şeklinde başarılı olduklarını düşünüyoruz. Ama yine onlar ile alaka-lı de hem teşkilat yoklaması hem kamuoyu yoklamaları yaparız, bunun sonucuna göre bir karar veririz.SORU: AKP’nin 3 dönemle alaka-lı tüzük meselesi var. Bir kısım milletvekillerinin yeni dönemde belediye başkanlığına aday yapılacağı söyleniyor. Bununla alaka-lı kabinede revizyon bekleniyor. Böyle bir şey söz konusu mu?ޞAHiN: Böyle bir meseleyi partimizin görevli kurullarının gündemine hiç almadık. Oralarda böyle bir şey hiç konuşulmadı. 3 dönem milletvekilliği yapmış olsun olmasın, bir milletvekili arkadaşımız mahal-li seçimlerde oldukça çok ehemmiyetli bir ilimizde ipi en önde göğüsleyecek izlenimi veren arkadaşımızsa, belki o arkadaşımız o yerleşim yeri için belediye başkan adayı düşünülebilir. Bunun kararını nihayet partimizin görevli organları, en başta da Başbakanımız verecektir. Bu tür adaylıklar olabilir ama şimdi-lik bunu gündemimize almadık.SORU: 3 dönem görev yapmış bakan ya damilletvekillerinin illerde değerlendirme gibi düşünce olabilir mi?ޞAHiN: “Bundan sonraki milletvekili seçiminde tüzüğümüz gereği milletvekili adayı olamayacak, boş kalmasın o nede n le şuradan aday gösterelim” düşüncesiyle aday gösterilmez. Bu arkadaşımız gerçekten herhangi bir ilde aradığımız vasıflara malik, seçimi kazanabilecek evsafta arkadaşımızsa partimizin görevli orgaları, Başbakanımızın oluru ile aday gösterilebilir. “Üç dönemi doldu, bu arkadaşı başka bir yerde istihdam edelim” anlayışı tek başına yeterli değildir. O şahsıın mutlaka aday gösterilecek yerde bu işi en iyi yapabilecek isim olması lazım.-Gezi olay ilerıSORU: Eylül ayında yeni olay iler çıkabileceğine dairdeğerlendirmeler var. Gezi olay ilerında yaşananların önümüzdeki dönemde AKP’yi nasıl etkileyeceğini düşünüyorsunuz, seçime yansıması olur mu?ޞAHiN: Gezi hadises i diye bilinen ve çevre duyarlılığı düşüncesiyle ortaya çıkan olay iler, maalesef daha sonra sivil darbe izlenimini verir boyutlara ulaştı. En azından birileri gezi olay ilerına böyle bir işlev yüklemeye çalıştı. Gezi olay ilerına katılan misafirin belki böyle bir maksa-dı yoktu ama yönlendirenlerin böyle bir maksa-dı olduğunu düşünüyorum.İstanbul ilinde Taksim’de, Beşiktaş Takımı’ta, Dolmabahçe’de eylem yapanlar ilk günlerde Dolmabahçe’deki Başbakanlık Ofisine yoğunlaştılar. inönü Stadı yıkılıyordu, orada bir dozeri düz kontak yaparak yürüttüler. Dolmabahçe’nin önüne kadar getirdiler. Sanıyorum yakıtı bitti. mak-sat neydi? Eğer poli s ekibi barikatını aşsalar Dolmabahçe’ye gireceklerdi, Başbakanlık Ofisini yıkacaklardı. mak-sat sivil darbeyi gerçekleştirmek. Emniyet güçlerimiz buna izin vermedi.Karabükte’yim. Türkçe olimpilatları var. Ödül törenindeyim. Akşam telefonum çaldı. Evden eşim arıyor. “Aşağıda çok büyük kalabalık kapının ziline basıyorlar ve sizin aşağıya inmenizi istiyorlar. Ne yapalım” diye sordu. diye konuş-tum ki “Kapıyı hiçbir şekilde açmayın, ışıkları karartın, bir odada oturun”. O sırada Ankara’daki birtakım arkadaşları da aradım. Eski Meclis Başkanı olduğum için bir koruma kulübesi var. Temas kurdum. Orada bir poli s ekibi memuru var. Kalabalık, “hükümet istifa, Tayyip Erdoğan istifa” diye bağırıyor. Bizim aşağı inmemizi istiyorlarmış. Aşağı inseydim kesin linç girişiminde bulunacaklardı. sadece bizim ev için yapmamışlar bunu. AKP’li milletvekillerinin, hatta bakanların yaşadıığı yerlerde bu eylemleri yapmışlar. mak-sat sivil darbe girişimi. Ama deşifre oldular.Milletimizin demokrasiye olan bağlılığı ve sağduyusu, bu eylemlere katılan ama deği-şik amaçlar için yönlendirildiklerini gören misafirimızın yaptıkları işi yenide n değerlendirmeleri sonucunda oradan uzaklaşmaları, sivil darbe heveslilerinin heveslerini kursaklarında bıraktı.Bundan sonra ne yaparlar, Eylül’de, Ekim’de yenide n ortalık karışacakmış. Ben böyle bir beyanda bulunmam, böyle bir izah yapmayı da isabetli bulmuyorum açıkçası. Milleti tedirgin etmenin, beklentiye sokmanın alemi yok.Öğrencileri harekete geçirerek, mahal-li seçimlere doğru “hükümet üzerinde tereddütlere yol açabilir miyiz” gibi soru işaretlerine yol açmayı amaçlıyor olabilir, bazi siyasi partiler destekliyor olabilir. Bunlardan neti-ce alamazlar. Bunlar yol değil. toplum isterse iktidarımıza devam ederiz, istemezse gideriz. Bizi beğendiği için iktidarda tutuyor. “Bunlar iyi işler yapıyor, biraz daha devam etsinler” diye iktidarda tutuyor. Niye kıskanıyorsunuz? Siz de çalışın, sizi iktidara getirsin. Siz AKP’den daha fazla tasarım üretin, daha fazla toplumuikna edici yöntemler geliştirin sizi getirsin.-“Mısır oyuna malik çıkıyor”-Demokrasilerde iktidarlar başka nasıl değişir? Sandığın dışında bir yol var mı? işte Mısır. Mısır’da insanlık dramı yaşanıyor. Bir se-ne öce iktidara gelmiş olan yönetim, askeri darbeyle alaşağı ediliyor. Mısır halkını kutluyorum. Oyuna malik çıkıyor. Oy namustur. Namusuna malik çıkıyor. Seçim sonuçları benim irademdir. Bu iradeye malik çıkıyor ve direniyor.Keşke Türkiye’de 1960’larda, 80’lerde bizim halkımız da darbecilere direnebilseydi. “Yanlış yapıyosunuz, ben bir partiyi seçtim iktidara getirdim, sandıkta beğenmezsem gönderirim. Size ne oluyor?” diyebilseydi. Diyemediği için oldukça çok yitirdik. Eğer bu darbeler olmasaydı ve toplum o dirayeti gösterebilseydi şimdi Türkiye herhalde G-8 ülkeleri arasında yer alırdı.AK Parti iktidarı döneminde atılan adımlar, anayasa değişiklikleri, yasal düzenlemeler ve millet iradesine malik çıkma bakımından gösterilen dirayet, bundan sonra Türkiye’de darbe heveslilerinin darbe amaçlı herhangi bir iş yaptıklarında, tasarım ortaya koyduklarında amaçlarına ulaşamayacakları sonucunu doğuran noktaya Türkiye’yi getirmiştir.SORU: Ergenekon Davasının sonuçlarını nasıl değerlendiriyorsunuz? Karar demokrasi için ne gibi anlam taşıyor?ޞAHiN: Türkiye’de iş başında bulunan hükümeti görevden uzaklaştırmak için darbe teşebbüsünde bulundukları iddiası ile haklarında dava açıldı. Deliller mahkemenin önüne konuldu. Sanıkların ifadeleri alındı. İstanbul ili 13. Ağır Ceza Mahkemesi hakimleri delilleri yorumlayarak, ellerindeki yasaları bu deliller karşısında uygulayarak karar verdiler. Bu kararların altında imzası bulunan hakim ve savcıların görev süresi en düşük olanı 20 yıllık falandır. Bunları biz sokaktan toplamadık.Onlar kimseyi düşman şeklinde görmezler, kimsenin de hasmı değildirler. 225 sanıklı Ergenekon Davasında, ehemmiyetli bir bölümü TSK’nın fark-lı kademelerinde, en üst noktalarında görev yapmış değerli komutanlardır. Bu hakim ve savcılar bunların düşmanı mıdır? Bir görev ifa ediyorlar. Önlerinde iddia var, deliller var bir de yasa var. Onları uyguluyorlar.Kimsenin ceza almış olmasından hoşnut olmam. Keşke beraat etmiş olsalardı. Herhalde deliller böyle bir mahkumiyet kararına götürdü ki böyle bir karar verdiler. Daha süreç bitmedi. Temyiz süreci var, bireysel başvuru süreci var. AiHM boyutu var. tüm bu safhalardan geçecek.”Biz Silivri kararlarını tanımıyoruz, gayri meşru ilan ediyoruz.” Hiçbir hukuki dayanağı olmayan öfkeyle söylenmiş sözlerdir. özel olarak anamuhalefet partisi genel başkanının böyle bir beyanda bulunması çok büyük talihsizliktir. CHP, bu davaralar görülürken ve karardan sonra, başta Sayın Kılıçdaroğlu, öyle bir tavır sergilediler ki sanki bu darbe davasının tarafıymış gibi durum sergilediler. Sanki CHP yargılanıyormuş gibi tavır sergilediler. Sanki darbe odağı bir partiymiş gibi durum sergilediler. Bu CHP adına çok büyük talihsizliktir.Cezaevinde tutukluyken, çıkarmak maksadı ile milletvekili adayı gösterdiğiniz milletvekilleri yargılanıp hüküm giymiş olabilir. Basiretli davransaydınız. Eski Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Kanadoğlu sizi uyardı. “Bunları aday gösteriyorsunuz ama Anayasa’nın 83 ve 14. maddesi kapsamında olduğu için seçilseler dahi serbest bırakılmazlar” diye konuş-tu. Ama siz ısrar ile bunları aday gösterdiniz. Seçildiler, mahkeme de alaka-lı yasaları uyguladı serbest bırakmadı. Siz de mahkemeye verdiniz veriştirdiniz. Hata sizde. Niye aday gösteriyorsunuz? Zonguldak’ta, izmir’de, Ankara ilinde aday gösterecek başka adam mı bulamadınız ki bu davada yargılananları aday gösterdiniz? Basiretsiz yönetim sergilendi. Bu basiretsiz tutum mahkemeden sonraki açıklamalara da yansıdı. CHP’nin darbe odağı parti izlenimi vermemesi lazım.SORU: Sinan Aygün tutuksuzdu. Haberal da Meclis çalışmalarına katılacak. CHP’ye “darbe odağı parti gibi davrandı” diyorsunuz. Dava kesinleşene kadar masumiyet karinesi var ama bu iki milletvekilinin Meclis çalışmalarına katılabilir olması sizi rahatsız eder mi?ޞAHiN: Hakkında kesinleşmiş yargı kararı olmadığı sürece herkes masumdur. Dolayısı ile bu kişileri suçlu şeklinde değerlendirmek mümkün değildir. faka t darbe teşebbüsünden dolayı CHP şimdi hüküm giymiş 3 milletvekiline malik. Ben geçenlerde Karabük’te bir çAğrı ilinde bulundum. diye konuş-tum ki, “CHP gerekirse bu milletvekillerini ihracı dahi düşünmelidir”. Bir siyasi parti bakımındanbu bir handikaptır.-CHP’nin fişleme iddiaları-SORU: CHP’nin fişleme iddiaları oldu. Bu konudaki görüşünüz nedir?ޞAHiN: Fiş belgeleri nerede bulunmuş, nerede elde edilmiş, kimin elindeymiş araştırılması lazım. Bizim hükümet şeklinde hiçbir zaman böyle bir uygulamamız olmaz. daha önce bu doğrultuda yapıldığını öğrendiğimiz iddiaların sonucu gitmişizdir. Böyle bir şeye hiçbir şekilde izin vermeyiz. Bu belgeler nedir, aslı nedir, nerede hazırlanmış, ne anlamlar ifade ediyor, bunların araştırılmasında, kamuyonunun tatmin edilmesinde yarar olduğunu düşünüyorum.Bir belge var. Falan milletvekili falan kişiyle görüşmüş. Bilgiler var. Bunu kim hazırlayabilir, bu evrakın önemliyeti nedir, geçerliliği nedir bunların da araştırılması lazım. Efendim “biz fişlendik”. Kim fişlemiş, bu belgeler nereden elde edildi, kim ortaya çıkarmış bunları da lim.Demokrasilerde iktidarlar başka nasıl değişir? Sandığın dışında bir yol var mı? işte Mısır. Mısır’da insanlık dramı yaşanıyor. Bir se-ne öce iktidara gelmiş olan yönetim, askeri darbeyle alaşağı ediliyor. Mısır halkını kutluyorum. Oyuna malik çıkıyor. Oy namustur. Namusuna malik çıkıyor. Seçim sonuçları benim irademdir. Bu iradeye malik çıkıyor ve direniyor.Keşke Türkiye’de 1960’larda, 80’lerde bizim halkımız da darbecilere direnebilseydi. “Yanlış yapıyosunuz, ben bir partiyi seçtim iktidara getirdim, sandıkta beğenmezsem gönderirim. Size ne oluyor?” diyebilseydi. Diyemediği için oldukça çok yitirdik. Eğer bu darbeler olmasaydı ve toplum o dirayeti gösterebilseydi şimdi Türkiye herhalde G-8 ülkeleri arasında yer alırdı.AK Parti iktidarı döneminde atılan adımlar, anayasa değişiklikleri, yasal düzenlemeler ve millet iradesine malik çıkma bakımından gösterilen dirayet, bundan sonra Türkiye’de darbe heveslilerinin darbe amaçlı herhangi bir iş yaptıklarında, tasarım ortaya koyduklarında amaçlarına ulaşamayacakları sonucunu doğuran noktaya Türkiye’yi getirmiştir.SORU: Ergenekon Davasının sonuçlarını nasıl değerlendiriyorsunuz? Karar demokrasi için ne gibi anlam taşıyor?ޞAHiN: Türkiye’de iş başında bulunan hükümeti görevden uzaklaştırmak için darbe teşebbüsünde bulundukları iddiası ile haklarında dava açıldı. Deliller mahkemenin önüne konuldu. Sanıkların ifadeleri alındı. İstanbul ili 13. Ağır Ceza Mahkemesi hakimleri delilleri yorumlayarak, ellerindeki yasaları bu deliller karşısında uygulayarak karar verdiler. Bu kararların altında imzası bulunan hakim ve savcıların görev süresi en düşük olanı 20 yıllık falandır. Bunları biz sokaktan toplamadık.Onlar kimseyi düşman şeklinde görmezler, kimsenin de hasmı değildirler. 225 sanıklı Ergenekon Davasında, ehemmiyetli bir bölümü TSK’nın fark-lı kademelerinde, en üst noktalarında görev yapmış değerli komutanlardır. Bu hakim ve savcılar bunların düşmanı mıdır? Bir görev ifa ediyorlar. Önlerinde iddia var, deliller var bir de yasa var. Onları uyguluyorlar.Kimsenin ceza almış olmasından hoşnut olmam. Keşke beraat etmiş olsalardı. Herhalde deliller böyle bir mahkumiyet kararına götürdü ki böyle bir karar verdiler. Daha süreç bitmedi. Temyiz süreci var, bireysel başvuru süreci var. AiHM boyutu var. tüm bu safhalardan geçecek.”Biz Silivri kararlarını tanımıyoruz, gayri meşru ilan ediyoruz.” Hiçbir hukuki dayanağı olmayan öfkeyle söylenmiş sözlerdir. özel olarak anamuhalefet partisi genel başkanının böyle bir beyanda bulunması çok büyük talihsizliktir. CHP, bu davaralar görülürken ve karardan sonra, başta Sayın Kılıçdaroğlu, öyle bir tavır sergilediler ki sanki bu darbe davasının tarafıymış gibi durum sergilediler. Sanki CHP yargılanıyormuş gibi tavır sergilediler. Sanki darbe odağı bir partiymiş gibi durum sergilediler. Bu CHP adına çok büyük talihsizliktir.Cezaevinde tutukluyken, çıkarmak maksadı ile milletvekili adayı gösterdiğiniz milletvekilleri yargılanıp hüküm giymiş olabilir. Basiretli davransaydınız. Eski Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Kanadoğlu sizi uyardı. “Bunları aday gösteriyorsunuz ama Anayasa’nın 83 ve 14. maddesi kapsamında olduğu için seçilseler dahi serbest bırakılmazlar” diye konuş-tu. Ama siz ısrar ile bunları aday gösterdiniz. Seçildiler, mahkeme de alaka-lı yasaları uyguladı serbest bırakmadı. Siz de mahkemeye verdiniz veriştirdiniz. Hata sizde. Niye aday gösteriyorsunuz? Zonguldak’ta, izmir’de, Ankara ilinde aday gösterecek başka adam mı bulamadınız ki bu davada yargılananları aday gösterdiniz? Basiretsiz yönetim sergilendi. Bu basiretsiz tutum mahkemeden sonraki açıklamalara da yansıdı. CHP’nin darbe odağı parti izlenimi vermemesi lazım.SORU: Sinan Aygün tutuksuzdu. Haberal da Meclis çalışmalarına katılacak. CHP’ye “darbe odağı parti gibi davrandı” diyorsunuz. Dava kesinleşene kadar masumiyet karinesi var ama bu iki milletvekilinin Meclis çalışmalarına katılabilir olması sizi rahatsız eder mi?ޞAHiN: Hakkında kesinleşmiş yargı kararı olmadığı sürece herkes masumdur. Dolayısı ile bu kişileri suçlu şeklinde değerlendirmek mümkün değildir. faka t darbe teşebbüsünden dolayı CHP şimdi hüküm giymiş 3 milletvekiline malik. Ben geçenlerde Karabük’te bir çAğrı ilinde bulundum. diye konuş-tum ki, “CHP gerekirse bu milletvekillerini ihracı dahi düşünmelidir”. Bir siyasi parti bakımındanbu bir handikaptır.-CHP’nin fişleme iddiaları-SORU: CHP’nin fişleme iddiaları oldu. Bu konudaki görüşünüz nedir?ޞAHiN: Fiş belgeleri nerede bulunmuş, nerede elde edilmiş, kimin elindeymiş araştırılması lazım. Bizim hükümet şeklinde hiçbir zaman böyle bir uygulamamız olmaz. daha önce bu doğrultuda yapıldığını öğrendiğimiz iddiaların sonucu gitmişizdir. Böyle bir şeye hiçbir şekilde izin vermeyiz. Bu belgeler nedir, aslı nedir, nerede hazırlanmış, ne anlamlar ifade ediyor, bunların araştırılmasında, kamuyonunun tatmin edilmesinde yarar olduğunu düşünüyorum.Bir belge var. Falan milletvekili falan kişiyle görüşmüş. Bilgiler var. Bunu kim hazırlayabilir, bu evrakın önemliyeti nedir, geçerliliği nedir bunların da araştırılması lazım. Efendim “biz fişlendik”. Kim fişlemiş, bu belgeler nereden elde edildi, kim ortaya çıkarmış bunları da lim.

VN:F [1.9.22_1171]
Rating: 0.0/10 (0 votes cast)
VN:F [1.9.22_1171]
Rating: 0 (from 0 votes)
  • Yorumla
Üye Girişi
  • Kullanıcı Adınız
  • Şifreniz