FETÖcü Ünlü Kaymakamla İlgili Flaş Detaylar

FETÖcü Ünlü Kaymakamla İlgili Flaş Detaylar

Arıcı Çocukların Borazan Ve Tenekeli Kuş Nöbeti

Arıcı Çocukların Borazan Ve Tenekeli Kuş Nöbeti

Kızılay Başkanı Kınıktan Arakan Çağrısı

Kızılay Başkanı Kınıktan Arakan Çağrısı

Yol Kenarında Ağaca Asılı Gelinlik Şaşırttı

Yol Kenarında Ağaca Asılı Gelinlik Şaşırttı

Emniyetten Çok Önemli Pasaport Uyarısı

Emniyetten Çok Önemli Pasaport Uyarısı

İsmail Saymazdan Sözde Terörist
İsmail Saymazdan Sözde Terörist

İsmail Saymazdan Sözde Terörist…Radikal Gazetesi muhabiri ismail Saymaz yeni kitabı ve yaşanan dava süreçlerini cnnturk.com’a anlattı.Radikal’de imza attığı sarsıcı haberler ile gündeme geldi. Kalemini hiç sakınmadı. Sonra ekranlarda tartışma programlarına katıldı. Sözünü hiç sakınmadı. Sürüp gitmiş olan pek oldukça çok davaya hakim. Binlerce sayfalık iddianameleri okuyor. Sanıkların savunmalarını okuyor. Gerekçeli kararları okuyor. Usanmadan, hep okuyor. […]

ismail-Saymazdan-Sozde-Teroristİsmail Saymazdan Sözde Terörist…
Radikal Gazetesi muhabiri ismail Saymaz yeni kitabı ve yaşanan dava süreçlerini cnnturk.com’a anlattı.
Radikal’de imza attığı sarsıcı haberler ile gündeme geldi. Kalemini hiç sakınmadı.

Sonra ekranlarda tartışma programlarına katıldı. Sözünü hiç sakınmadı.

Sürüp gitmiş olan pek oldukça çok davaya hakim.

Binlerce sayfalık iddianameleri okuyor.

Sanıkların savunmalarını okuyor.

Gerekçeli kararları okuyor.

Usanmadan, hep okuyor. [r] Belki de fark etmeden yarattığı “biliyor da konuşuyor” algısı bu yüzden.

Ve şimdi yazdı.

Yeni kitabı: “Sözde Terörist”…

Gazeteci ismail Saymaz cnnturk.com’un sorularını yanıtladı…

Ne kadar kritik yargı süreci varsa bir o kadar da “Ah bir iddianameyi oku iseniz…” serzenişi var. Anca k bütü n taraflar birbirine söylüyor bunu. Kim okuyor iddianameleri? Ya da hakikaten okunmuyor mu?

Yok okumuyorlar. Mesela kim okumuyor söyleyeyim. Ergenekon Davası’nı destekleyenler okumuyor. ilgilenmiyorlar. Bizim gibi başta destekleyenler, içerisinde ne var diye okumaya başladık. Müptelası olduk! Ben hayalkırıklığı yaşadım ilk okuduğumda.”Bunların bazıları böyle değil.” diye konuş-tum. Sonra ilhan Cihaner’i okuyunca iyice değişti fikrim. Genç Siviller kurucusu arkadaşım mesela Ergenekon iddianamesini okumadığını belirt ti. Oysa Genç Siviller’in “Ergenekon’u Anlamak” diye bastırdığı ingilizce-Türkçe broşür var. Davayı destekleyen avukatların da temel metinleri okumadığı görül-dü. Sizin beslenme kaynağınız sadece birtakım gazetelerin manipülatif haberleri olabilir mi? Zaman içerisinde yanlış olduğu söylendi birtakım haberlerin, ama kimin umurundaydı? Kim ödeyecek bu yalanın bedelini? On yıllarca sürecek mahkumiyetleri demokrasi adına desteklediğini anımsatan güruhun büyük kısmı bu manada cahil.

 

Sizin de okuyabilir epey iddianameniz vardır herhalde. Neredeyse 20 ayrı davada 100 sene-ye yakın hapis cezası istemiyle yargılandınız?

Hepsini kazandım. heps i gazetecilk faaliyetindendi. Bir örnek vereyim: ilk kitabımın adı “Postmodern Cihad”. Savcı, kitap yolu ile ona hakaret ettiğim iddiası ile dava açtı. içerikte bir şey bulamadılar. Dava dilekçesine, “savcıyı postmodernizm yanlısı göstermek” yazıyordu. Haliyle yitirdi!

 

Yeni kitap “Sözde Terörist”… Kimler var kitapta?

Özel görevli mahkemelerde görülen davalar ile sınırladım. Neredeyse her ildeki ÖYM’den örnek dosyalar var. Onları kerteriz alma nedenim şu; Türkiye’de bana göre düşman ceza hukuku uygulanıyor. 1985’te Alman bir hukukçu tarafından ortaya atıldı. 11 Eylül saldırısından sonra ABD ve Avrupa’da ceza hukuku uygulamaları bu düzenlemeye göre güncellendi. Siyasal ve toplumsal alan yenide n dan ele alınıyor. Temel konsept şu: Toplumda iki tip birey var. Biri yurttaşlar. Onlar suç işler, ceza alır, sonra topluma katılırlar. Bir de düşmanlar vardır. Onların suç işlenmesi beklenmez. Varsayılır, öngörülür, onların her eylemi de suç kabul edilir. Bu ikili yapı oldukça çok eskilere dayanıyor. Her devirde kadim ve döneme özgü düşmanlar var. bundan sonra terörist eylemde şiddet koşulu aranmıyor. Toplumun bütününe doğru genişliyor. Pankart açmak da, slogan atmak da bu kapsamda. Son 5 se-ne içerisinde 4-5 bin şa-hıs ceza aldı. oldukça çok sayıda çocuk da var içerisinde. Kitapta da, Ferhat ve Berna gibi Roman Kurultayı’nda parasız eğitim pankartı açan çocuklar, taşımadıkları molotofları attıkları için ceza alan çocuklar var, taşımadıkları kanıtlandığı halde. Yazar Doğan Akhanlı’nın işlemediği bir cinayetten ötürü yargıda aklandığı halde hakkında nasıl ceza istendiğinin hikayesi var. İzmir ilinde görülen askeri casusluk davasında, 28 ޞubat’ta dindar diye fişlenmiş bir vali yardımcısının kızı olan genç bir kadının, kimi askerler ile kurduğu sadece ailesini ve kendisini ilgilendiren cinsel ilişkilerin nasıl bir fuhuş ve casusluk şebekesinin faaliyetiymiş gibi suç haline getirildiğinin, özel yaşamının ayaklar altına alındığının, dijital deliller ile insan yaşamının nasıl kolay karartılabileceğinin hikayesi var. Propaganda davaları ve olmayan örgütlerin davası da var. “Uyuşturucuya hayır” diye konuş-tuği için sene-ler ev-vel lağvedilmiş bir örgüt üyesi olmaktan ceza alan çocuklar var. Kapak fotoğrafı da Engin Çeber’in işkence gördüğü koğuşun fotoğrafı.

 

Okuyanlar, “Buradaki teröristler ismail Saymaz’a göre “sözde” derse… cevabınız ne olur? Subjektif bir tarif mi var ortada?

ޞöyle bir çizgi çektim. Avrupa’daki ceza hukukunun dönüşümüne paralel şeklinde Türkiye de bir poli s ekibi devletine dönüştü. Türkiye’de siyasal alan, devletin, iktidarın ve şeninin dokunulmazlığını gözeterek, bunların otoritesinin karşısında duran hangi fiil ya da şa-hıs varsa onu terörist ilan ettiler. sadece solcular, Kürtler, askerler değil benim anlatmak rica ettiğim. iktidara karşı olağan haliyle, varoluşşsal şeklinde dahi karşıt kabul görenlerin düzen dışı bırakılması ile alaka-lı bir mesele. “X” grubu kast etmiyorum. ޞunu söylemeliyim. Bir vatandaşın terörist ilan edilmesi için solcu,Kürt,asker olması gerekmez. Herhangi bir hareketiyle dahi böylesi bir davanın sanığı olabilir.

 

Ergenekon Davası kararları açıklandığı gün, Twitter’a, “Yarın şaibeli bir gizli tanığın ifadesiyle, varlığı tartışmalı bir örgütün üyesi olduğunuz belirtil diğinde ‘ama’ diye konuş-tuğiniz günleri hatırlarsınız.” diye yazdınız. Dava ile alaka-lı sizin ‘ama’nız var mı? Dünden bugüne değişti mi fikriniz?

Ben 2006 yılında, araştırma yeni başladığında silahlı bir örgüt olduğuna inanıyordum. Bugün bana göre öyle bir örgüt yok.

Davanın hukuki değerlendirmesine, konseptine ve karara itirazım var yoksa sanıkların bazısının suçlu olduğuna dair fikrim değişmedi. Manipülasyon böyle birşeydir, suçlular ve suçsuzlar, doğrular ve yanlışlar içiçe geçmiştir. Ama orada da sözde teröristler var. Ergenekon, Balyoz, KCK bana göre doğru doneleri barındırmakla berabe r, konsepti siyasal aktörlerin elenmesine yöneliktir, siyasi yargılamadır. Ama zaten Türkiye tarihi siyasi yargılamalar tarihidir. oldukça çok kere görülmüştür bu. Ergenekon davasının görülmesi için örgüt ve eylem uydurulmuştur. Siyasal manada tasfiye gerekliydi belki ama bunun hukuki olması gereklidu.

 

Adliye muhabiri… Yargı muhabiri… Yüksek yargı muhabiri… Öyle ehemmiyetli yargı süreçlerinden geçiyor ki Türkiye, muhabirin titri yükselip arşa değebilir. Yine de “yargı”dan bildirmek arzulayan genç gazetecilere tavsiyem şudur ki” deseniz…

Ben yargı muhabiri değilim. Bana göre İstanbul ilinde da yok zaten. Ankara ilinde Kemal Yurttaş var. Adnan Keskin var.

Hak haberciliği yapıyorum. Bir kolu da yargı. Ve bu iş sıkıntı-lı bir iş. Motivasyonu oldukça çok başka. Bir dolu dava dosyasını ayrınntılıca okumak gerekli. Devrimci Karargah davası sanıkları benim kitabımdan öğrenmişlerdir davayı. Çünkü 5 ayrı dava birleştirildi. 5 ayrı davanın sanıkları birbirini tanımadığı için, kalan davaları benden öğrendiler. bütü n tarafları görmeli, hepsiyle konuşmalı, okumalılar. Hanefi Avcı’nın sebe p tutuklandığını anlamak için sadece Devrimci Karargah Davası iddianamesini okumak yetmez. Başka evraklara bakmak ve hepsini analiz etmek gerekir. Yoksa aktarıcı olursunuz tek başına. Muhabirliğin hatası geniş alanda yüzeysel olmaktır. Dar alanda derinden yapılmışnleşmez. Bir muhabir gün içerisinde 5 haber yapıyorsa, ertesi gün yeni ve bambaşka meselede bir 5 haber daha yapıyor. Ertesi güne birşey devredemez. Ama kişiler ile alaka-lı değil. Sektörün buna ayırabilir parası ve vakti yok. Bir muhabiri sadece tek meseleye kanalize edemez. Az sayıda muhabirle sıcak haber akışını takip etmek halida haber kanalları. O yüzden iş biraz da bu alanda yürümeyi düşünen gazetecinin çabasına kalıyor.

 

Sosyal medyada aktifsiniz. Başka çareniz mi yok? Yoksa keyifli mi buluyorsunuz?

Ben eğlence için kullanıyorum sosyal medyayı.

 

Eğleniyor musunuz hakikaten?

Stres atıyorum. oldukça çok önemsemiyorum. Oradaki argümanı, tartışmayı dert edecek biri değilim. Derdim daha temel metinlerle.

 

Yine de o cenahta oldukça popülersiniz. Rize’ye havaalanı isteyen, Twitter’dan size başvuruyor mesela…

(Gülüyor) Rize ili basını küçüktür. Orada da yazdım. Talep var o yönde. Ben de Rize ili çocuğuyum. Bunu arzulayanlar in siyasi duruş şeklinde benimle bir alakası yoktur ama hemşerilik bağı var. Yapmamız gerek kolektif birşeyler. Bizi Trabzon’a mecbur ettiler.  (Bu noktada da Rize-Trabzon ili çekişmesine atfen bir kahkaha geliyor.) Küçükken Rize’den Trabzon’a şehir görmeye giderdik. ޞaka bir yana, Rize ili enteresan şehirdir, havaalanı yapabilir yer de yok aslında. Ama güzel yerdir…

VN:F [1.9.22_1171]
Rating: 0.0/10 (0 votes cast)
VN:F [1.9.22_1171]
Rating: 0 (from 0 votes)

  • Yorumla
Üye Girişi
  • Kullanıcı Adınız
  • Şifreniz