Uygun Kredi Bak

Uygun Kredi Bak

FETÖcü Ünlü Kaymakamla İlgili Flaş Detaylar

FETÖcü Ünlü Kaymakamla İlgili Flaş Detaylar

Arıcı Çocukların Borazan Ve Tenekeli Kuş Nöbeti

Arıcı Çocukların Borazan Ve Tenekeli Kuş Nöbeti

Kızılay Başkanı Kınıktan Arakan Çağrısı

Kızılay Başkanı Kınıktan Arakan Çağrısı

Yol Kenarında Ağaca Asılı Gelinlik Şaşırttı

Yol Kenarında Ağaca Asılı Gelinlik Şaşırttı

Gizemli Ölümde Vahim İddialar
  • Ana Sayfa » Haber
  • 23 Ağustos 2013 - 12:38:40
Gizemli Ölümde Vahim İddialar

Gizemli ölümde vahim iddialar…Didem Yaylalı, hakimlik sınavının yazılı ve sözlü aşamalarını başarı ile geçerek, stajını yapmaya başladı.Stajın ilk 4 aylık Türkiye Adalet Akademisi’nde yapılan teorik eğitim kısmından sonra Ankara ili Adliyesi’nde stajını bitirdi ve son 4 aylık akademi eğitimine başladı. Hakim olmayı beklerken, atanmasına bir hafta kala, önceden sunmaya çalıştığı bir sağlık raporunda doktorun imzası […]

Gizemli-Olumde-Vahim-iddialarGizemli ölümde vahim iddialar…
Didem Yaylalı, hakimlik sınavının yazılı ve sözlü aşamalarını başarı ile geçerek, stajını yapmaya başladı.
Stajın ilk 4 aylık Türkiye Adalet Akademisi’nde yapılan teorik eğitim kısmından sonra Ankara ili Adliyesi’nde stajını bitirdi ve son 4 aylık akademi eğitimine başladı.

Hakim olmayı beklerken, atanmasına bir hafta kala, önceden sunmaya çalıştığı bir sağlık raporunda doktorun imzası olmadığı için “eksik imzalı belge sunmaya çalıştığı” [r] ve böylece idareye yalan beyanda yer aldı ğı iddiası ile disiplin cezası aldı. HSYK bu disiplin cezasını gerekçe göstererek, Yaylalı’nın mesleğe alınmamasına karar verdi. HSYK Genel Kurulu’na itiraz eden Yaylalı, neti-ce alamadı. Aldığı disiplin cezasına karşı idare mahkemesinde dava açan Yaylalı, HSYK’nın bu davanın sonucunu beklemeden itirazını reddetmesi sonucu, hakimlikten umudunu kesti ve avukat stajına başladı.

Yaylalı, bu hafta başında tek başına Fethiye’ye gitti. Burada bir otele yerleşen Yaylalı, Salı günü akşam vakitlerinde odasına çekildi. Çarşamba sabahı odaya giren temizlik görevlisi, Yaylalı’yı yerde hareketsiz buldu. Yaylanı’nın nefes almadığını fark eden görevli, otel görevlileri ve 112 Acil Servis ekiplerinden yardım rica etti. Ambulansla, hastaneye götürülen Yaylalı, öldü. Yaylalı’nın odasında antidepresan ilaçlar tespit edil-di. Otopsi şimdi-lik sonuçlanmamışken, poli s ekibi “antideprasanın alkolle birlik-te alındığında kalp krizine sebe p olabileceği” tahminini paylaştı. Otopsinin arkasından Yaylalı’nın cenazesi Bursa’daki ailesine teslim edilecek.

TAYT VE ALKOL UYARISI

Arkadaşları Yaylalı’ya stajını yaptığı dönemde Adalet Akademisi’nde tayt giydiği gerekçesiyle uyarıldığını, ara sıra alkol almasının sıkın-tı edildiğini belirterek, mesleğe kabul edilmemesinin arkasında Yaylalı’nın yaşam tarzının olduğunu iddia etti.

Didem Yaylalı gibi HSYK’nın mesleğe alınmama kararı verdiği hakim adaylarından Tolga Onur, “Kendisi ile aynı aynı süreci yaşadığımız için bana ulaştı. Kendisine oldukça çok fazla baskı uygulandığını, dayanamayabilir gibi olduğunu söylüyordu. intiharı ben de oldukça çok düşündüm. O ruh halini biliyorum” diye konuş-tu.

“ANNEM BABAM iÇiN AKLANMAK iSTiYORUM…”

Didem Yaylalı’nın, Tolga Onur’a yazdığı ve başına gelenleri anlattığı mesajı şu şekilde:

“Merhaba Tolga, ben 12. dönemden hakim adayıyım. Yaşadığın sürecin aynısını yaşıyorum. Son akademideyken haberim olmaksızın araştırma geçiriyormuşum. Aylarca her şeyim araştırılmış. Eksik aranmış. Nisan ayında akademiye sunmaya çalıştığım bir sevk kağıdında eksiklik bulunmuş, doktor imza atmayı unutmuş. Aylar sonra Temmuz ayında mesleğe kabulden bir hafta ev-vel idareye yalan beyanda bulunmaktan disiplin cezası aldım. Mesleğe kabul edilmedim. HSYK sürecinde aynı şeyleri yaşadım, ‘alkol sorunu n mi var’, ‘hayatınla alaka-lı bir so-run mi var’ diye sorular, aşağılamalar… Kendi dönem arkadaşlarım arasında hakkımda asılsız dönen diye konuş-tukodular… Her neyse şu an genel kurul aşamasındayım ve senin halindan deği-şik bir karar çıkmayabilir benimki de..Yaşadığın şeyleri oldukça çok iyi anlıyorum bizzat ben de yaşıyorum.. O yüzden yazmak rica ettim… ikimize de geçmiş olsun. ޞu an tabancadaki son kurşunu atıyorum.

“O KIZIN ALKOL soru-nu VAR”

Genel kurulda pozitif karar çıksa dahi istifa edeceğim ve yaşadıklarımı anlatacağım herkese senin gibi ama şimdi annem babam için ailem için aklanmak istiyorum. Mesleğe devam etme amacı ile değil, kendimi aklamak için genel kurulda pozitif oy çıksın istiyorum… O zamana kadar sessiz kalıyorum bu yüzden. HSYK üyelerinden biri yakın arkadaşımın amcası ve adam benim için ‘disiplin cezası neyse de alkol soru-nu var o kızın’ demiş. Üstü kapalı olan üyelerin belirt tiğinden anladığım akademideyken biri benim alkol kullandığımı belirt-miş ve araştırma bu yüzden açılmış. Daha bir sürü böyle şey işte.”

DOKTORUN UNUTTUĞU iMZA

Tolga Onur, hakim ve savcı adayları üzerinde müthiş bir baskı kurulduğunu belirterek, şunları anlattı: “Bu süreç şöyle işliyor: Önceden hakkında sürekli takibat yapıyorlar, eksik bulmak için uğraşıyorlar. Bir gerekçe bulmak istiyorlar. Bunun sebeb i de bir korku atmosferi yaratmak. Sizin bir tarafta olmanıza gerek yok. Onlardan olmadığınız yönünde bir istihbarat gitmesi yeterli. Didem’in de dosyalarını araştırıyorlar ve aylar öncesine ait bir raporunu buluyorlar. Zatürre olmuş, hastaneye gitmiş. Yalnız raporda hastanenin kaşesi ve giriş kaydı var ama doktor imza atmayı unutmuş. Sırf bu yüzden, “yanıltıcı belge sunmaya çalıştığı” gerekçesiyle kademe ilerlemesinin durdurulması cezası verdiler. HSYK 3. Dairesi de bu cezaya dayanarak mesleğe kabul edilmemesine karar verdi, kuradan bir hafta önce.

“TAYT GiYME, ALKOL sebebi ile Mi ZATÜRRE OLDUN”

Bir HSYK üyesi, Didem’e “Konservatif olacaksınız” demiş. Didem anlamayınca “Muhafazakar olacaksın. Hakim diye konuş-tuğin tayt giymez” demiş. Didem oldukça çok şaşırmış, çünkü sadece hafta sonu tayt giyinmiş. Bir başka HSYK üyesi de, “Zatürre olmanda alkol almanın etkisi var mı? Özel yaşamında bir sıkın-tı mu var?” demiş.

Ne ben ne Didem, oldukça çok alkol kullanmayız. Ayda sene-de bir tane bira, bir tane şarap içmişizdir. Ama akademide tüm hayat tarzına karışırlar. izleyeceğiniz kanallara kadar ifade ediyorlar.

Biz HSYK önünde ‘duran adam” eylemi yapmayı düşündük ama yapamadık. Didem’in maruz kaldığı şey bununnla birlikte bir cinsiyet ayrımcılığıydı. Ben erkek olduğum için dayandım. Ağladığım da oldu oldukça çok ama Didem hiç ağlamadı. Ama bir insan hakkında araştırma başlayınca hakkındaki diye konuş-tukoduların önplanaarkası kesilmiyor. Didem de böyle diye konuş-tukodular duymuştur. Benim karaciğerimde sıkın-tı var pek kulanmıyorum ama alkolik denildi.

Didem’le ölmeden ev-vel 3 gün görüştük. içimimizdeki en hayat dolu insandı. Didem, kendi yaşamını adaletsizliğe verdi. Adalet için bunu yapmıştır, güçsüz olduğu cümlesini Didem’e yakıştırmıyorum.

Biz apartmanda görevlendirilmiş olsaydık işe iadesi açardık. Ama HSYK kararlarına karşı yargı yolu kapalı olan. Hiçbir memuriyette bu kadar kolay atılma yok.”

HSYK ÖNÜNDE EYLEM

Bu arada Yaylalı’nın ölümünü protesto etmek arzulayan arkadaşları ve birtakım hukukçuların 28 Ağustos’ta HSYK önünde siyah çelenk bırakma eylemi yapacakları söylen di.

ADALET.ORG YAZILARI sebebi ile Mi ATILDI?

Hakim ve savcıların internet sitesinde yapılan yorumlarda ise Yaylalı’nın siteye cesur yazılar yazdığı belirtilerek mesleğe alınmamasında bu yazıların etkisinin olabileceği ileri sürüldü. Kişisel sayfasındaki mesajında Haziran ayında yazdığı Seyit Rıza’nın “Ben sizin yalan ve hilelerinizle baş edemedim, bu bana dert oldu ama ben de sizin önünüzde diz çökmedim, bu da size dert olsun” sözü dikkat çeken Yaylalı 12 Mart 2013 yılı’de ise “Hayat oldukça çok zormuş!” diye yazmış. Yaylalı’nın sitedeki ötek i yazıları şu şekilde:

GEZi EYLEMLERi: Bu akşam Bestekar Sokak’ta insanlar pasif haldeydi, bir tek provokasyon yoktu. Herkes demokratik hakkını kullanıyordu. Toma birden girdi, direk hedef alıp gaz bombası attı, apartmanın içine gaz bombası attı, birden oldukça çok vatandaşın evine gaz bombası attı, misafiri hedef alıp plastik mermi sıktı…insan canı kamu malından sayılmadığı için değersiz galiba.

HAKiMiN ÜSTÜNÜN ARANMASI: polisekiplerinin kaba tavrı tabi ki eleştirilmeli, faka t polisekiplerinin bu tutumunun hakime yönelik olması ile vatandaşa yönelik olması arasında bir fark yok sanıyorum. Zira havaalanındaki hakim normal bir vatandaştır. Mesleki saygınlığı korumak, xray cihazı uyarı vermesine rağmen uçağa binmekte ısrar etmek olmasa gerek.

HRANT DiNK CiNAYETi: Medyanın ürettiği nefret söyleminin hedef haline getirmede ne derece etkili bir şekilde olduğunu yaşadık. Nefret suçları yasasının ve nefret söylemine dairkapsamlı düzenlemenin gerekliliğini gördük. Ders aldık mı bilinmez.Umarım nefret suçları ve nefret söylemine dairyasa bir an ev-vel düzenlenir.

iDAM CEZASI:
idam cezası teorik şeklinde ceza dahi değildir. Wittgenstein başyapıtı Tractatus’ta ‘Ölüm bir yaşam hadises i değildir. Ölüm yaşanmaz’ der. idam cezası cezanın öznesi olan suçluyu ortadan kaldırarak, cezanın çekilebilme sürecini yok eder. Aç bırakma, asarak infaz, kurşuna dizerek infaz, ateş açarak infaz, boğazlayarak infaz, çarmıha germe, ezerek infaz, elektrikli sandalye ile infaz, gaz odaları, giyotin ile baş kesme, kılıçla infaz, öldürücü iğne ile infaz, recm…Hangisini seçelim, en oldukça çok hangisi intikam duygusundan kurtarır bizi?

VAHiM iDDiA: MESLEĞE ALINMADIĞINI CÜPPESiNi ALMAYA GELDiĞiNDE ÖĞRENDi

Bir dönem arkadaşı, adalet.org sitesinde paylaştığı mesajda, “Zamanında yapılabilir olan kura töreni öncesinde cübbelerin dağıtılması için kurul binasına gitmişken tesadüfen benden sonra cübbe almak için geldi. görevlendirilmiş ‘listede adınız bulunmuyor hakim hanım’ diye konuş-tu. Bu acı hatırayı bende katmerleyen ve sanırım sonsuza kadar unutmamamı sağlayan da bu haber oldu” diye yazdı.

KEMAL GÖKTAޞ / VATAN iNTERNET SiTESi



VN:F [1.9.22_1171]
Rating: 0.0/10 (0 votes cast)
VN:F [1.9.22_1171]
Rating: 0 (from 0 votes)
  • Yorumla
Üye Girişi
  • Kullanıcı Adınız
  • Şifreniz