Abdullah Güle Şükranlarımı Sunuyorum
Gönderen: admin Tarih: 24 Ara, 2014 At 07:04 PM | Kategorisi : Haber, Siyaset | 0 Yorum

Abdullah-Gule-Sukranlarimi-Sunuyorum TÜBİTAK Bilim Ödülleri ödül töreninde konuşan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Değerli Cumhurbaşkanımız Abdullah Gül’e TÜBİTAK Ödüllerini Cumhurbaşkanlığı himayesine aldığı için şükranlarımı sunuyorum.” diye konuş-tu.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan TÜBİTAK Bilim Ödülleri ödül töreninde konuştu.İşte Erdoğan’ın sözlerinden satır başları: “ABDULLAH GÜL’E ŞÜKRANLARIMI SUNUYORUM”Halef selef olduğumuz Sayın Abdullah Gül’ü görmezden gelemem. Değerli Cumhurbaşkanımız Abdullah Gül’e TÜBİTAK Ödüllerini Cumhurbaşkanlığı himayesine aldığı için şükranlarımı sunuyorum. Bunun organize edilmesi manidardır, şükranlarımı burada bundan dolayı
Reklam Alanı
özellikle ifade ediyorum. Bu se-ne sadece 19 hocamız, 19 bilimsel çalışma ödülü almaya hak kazandılar. Şunu çok iyi biliyoruz ki üniversite dışı merkezlerimizde yurtdışında bilim insanımız başarılı çalışmalar yapıyor. rica ettiğiniz kadar para akıtın, teşvik edin yada zorlayın. Eğer bilim için gerekli atmosfer yoksa oradan alınabilir sonuçta yoktur. Bizde ilim bir pınardan akan suya benzetilmiştir. Yani ilim gece gündüz bir kaynaktan durmaksızın akar. Siz oradan faka t içmek rica ettiğinizde içersiniz. 7-8 yaşındaki çocuklara koro halinde bir ezberi okutmak özgürlükle bağdaşabilir mi? Hatırlayalım 1402 kanununa bir ek yaptılar. Beş bin kamu çalışanın işine son verdiler, sokağa terk ettiler. Bunların tama mı yetişmiş profesörlerdi, doçentlerdi. şimdi dahi üniversitelerimizde 1940’larında yaşayan, o günlere takılıp kalmış maalesef üzülerek söylüyorum akademisyenler var. Elbette bir numune şeklinde fikirlerine saygı duyacağız, Anca k bu fikrin bilim atmosferini karartmasına izin veremeyiz.Gerek YÖK gerek TÜBİTAK şimdi biliyorsunuz yurtdışına sürekli lisans doktora öğrencilerini gönderiyor. Oralara gitsinler, yetişsinler, dönüp burada da gelecek nesilleri yetiştirsinler. Bakanımız rakamlar açıkladı. Bunlar bayağı olay iler değil. En önemlisi de bunu inşa edecek tarihi bir tecrübeye sahibiz. İlim merkezi Semerkantı, Konya’yı İstanbul’u bugün bu topraklarda bir kez daha kurabiliriz. “BÜYÜK HAYALKIRIKLIĞIMI PAYLAŞMAK İSTERİM”Burada büyük bir hayal kırıklığımı da sizler ile paylaşmak isterim. 2002 sonunda göreve geldiğimizde bizim daha fazla önem verdiğimiz mesele eğitim öğretim olmuştur. Bunun yakınında üniversite diye konuş-tuk, 75 üniversitemiz vardı. Şimdi 175 üniversitemiz var. Şimdi üniversite olmayan ilimiz yok. Ta Iğdır’daki Hakkari’deki genç mali imkansızlıklar sebebi ile acaba ben üniversite okuyabilecek miyim diye düşünmeyecek. O gidemeyebilir ama biz üniversiteyi onun ayağına götürdük.Biz bilim diye konuş-tuk, araştırmaya geliştirmeye yatırımlar yaptık. 0,50’de olan Arge çalışmalarına bir hedef koyduk diye konuş-tuk ki bu yüzde iki olacak. Milli gelirin yüzde ikisini arge’ye ayıracağız. Hedefi henüz yakalamış değiliz. ayrıca bir şey oldu. O da neydi, şimdi özel sektör de adım atmaya başladı. Araştırmaya geliştirmeye büyük önem veriyor. Daha önce hep hazıra yükleniyordu. TÜBİTAK’ı bu ülkenin bilim politikalarına istikamet çizecek bir merkez şeklinde güçlendirdik. Niyetimiz tamamen burada özellikle kaliteyi yükseltmek hedefimiz gayemiz bu ülkede bilimin desteklenmesiydi. Ama ne oldu?”KRİPTOLU TELEFON ÜRETTİK DİYORLAR…”Bir gizli yapı sinsice TÜBİTAK’ın içinde büyüdü, adeta bir ur gibi gizlice bünyeyi sardı, bünyeye hakim oldu. Bilim üretmesini beklediğimiz TÜBİTAK kendi ülkesinin cumhurbaşkanını başbakanını bakanlarını dinlemek gibi uluslararası istihbarat servislerine hizmet vermek gibi haince bir planın zemini oldu. Krtiptolu telefon ürettik diyorlar, üst düzey yöneticilere veriyorlar. Ellerindeki şifreler ile telefonları dinleyip servis ediyorlar. Burada çok önemli bir ahlaksızlıkta var. ayrıyetten burada sadece kendi vatanına ihanet değil bilime ihanet, tüm bilim camiasına yönelik ahlaksızlık da var. Kendilerine verilen imkanları bilim için kullanmak yerine, vatana ihanet için kullanan şa-hıs bilim camiasının yüz karasından başka bir şey değildir.”BİR MUSEVİ VATANDAŞIMIZ ZİYARETE GELMİŞTİ…”Bir musevi vatandaşımız, belediye başkanlığım döneminde beni ziyarete gelmişti. şimdi rahmete oldu. Maalesef öldürdüler kendisini. Ve bana diye konuş-tu ki bizim başarımızın sırrı nedir başkan diye konuş-tu, nedir diye konuş-tum. Üç şey diye konuş-tu. Bir insan yönetimi, iki bilgi yönetimi, üç para yönetimi diye konuş-tu. Biz bu üç şeyi başardık ve dünyanın en güçlü etnik yapısı olduk diye konuş-tu. Bakın burası çok ama çok önemli. Benim için o yönlendirici bir hedefti. İnsanı yönetmek çok önemli, bilgiyi yönetmek çok önemli. Öyle bir bilgi vardır ki siz onu rahatlıkla ranta dönüştürür, paraya dönüştürür sürekli onun neticesini alırsınız. Onun patenti sizdedir. Onun yakınında parayı yönetmek çok çok önemli. Eğer parayı başarı ile yönetebiliyor iseniz onun da neticesini alırsınız.”TÜRKİYE PARALEL YAPI ile MÜCADELESİNİ KAZANMIŞTIR”Ben TÜBİTAK’ı da ilim camiasının yüz karalarından aktarma süreci şeklinde görüyorum. Bilgiyi ülkemiz için misafirimız için önemli bir yönetim maksa-dı şeklinde kullanma noktasında hedef şeklinde görüyorum. Oradan elde edilecek hasılanın da çok önemli kaynak olduğunu ifade etmek istiyorum. Türkiye paralel yapı ile mücadelesini kazanmıştır, kazanmaya sürüyor. Bu önümüzde engeldi, şimdi bu açığa çıktı. bu engelin aşılması ile toplumsal yaşamın yakınında eğitimin ve bilimin yönü daha da açılmıştır.

VN:F [1.9.22_1171]
Rating: 0.0/10 (0 votes cast)
VN:F [1.9.22_1171]
Rating: 0 (from 0 votes)

About -

Leave a comment

XHTML: You can use these tags: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>